Uhim Heyeti Edirne’De!

Uhim Heyeti Edirne’De!

Suriye’de yasanan içsavas son yılların en büyük mülteci krizine yol açmısken, Avrupa devletleri yıllardır sırt çevirdigi ve görmezden geldigi bu sorunu, simdi de kendi çıkarları çerçevesinde manipüle etmeye çalısıyor. Türkiye içsavas sonrasında büyük bir fedakarlıkla 2 milyondan fazla insana kucak açarken, Avrupa devletlerinin tamamında bu sayı 100 bin civarında kalmıstı. Buna karsın son günlerde, Avrupa devletlerinin Suriyeli göçmenlere kapılarını açtıgı ancak Türkiye’nin mültecilerin ülkeyi terk etmesine izin vermedigi seklinde Avrupa medyasında son günlerde suni bir algı olusturulmaya çalısılıyor. Bu durumun dogal bir neticesi olarak Edirne’de birikmeye baslayan Suriyeli mülteciler üzerinden Türkiye’ye karsı büyük bir provokasyon yürütülüyor.

Konu ile ilgili olarak Edirne’de bulunan UHİM heyeti bölgede incelemelerini sürdürüyor. Heyetimizin, Edirne Sarayiçi’nde bulunan ve son günlerde uluslararası medyada da sıklıkla gündeme gelen Suriyeli mültecilerin durumu ile ilgili olarak sürdürdügü inceleme, gözlem ve görüsmelerde bazı hususlar öne çıkıyor:

  • Avrupa ülkelerine iltica etme umudu ile Edirne’de bulunan göçmenlerin neredeyse tamamı, içsavas sebebiyle Türkiye’ye sıgınan ve birkaç yıldır kamplarda degil Türkiye’nin çesitli bölgelerinde yasamını sürdüren insanlardan olusuyor.
  • Suriyeli göçmenler Avrupa devletlerinin kapılarını kendilerine açtıgı zannıyla hareket ediyorlar.
  • Bu suni algı Avrupa medyasının manipülatif haber anlayısı ile olusturuluyor. 
  • Avrupalı basın mensuplarının Suriyeli mültecilere bu yönde telkinlerde bulundugu anlasılıyor.
  • Göçmenlerin Avrupa’ya geçmesini Türkiye’nin engelledigi seklinde bir algı olusturularak tepkinin Türkiye’ye yöneltilmesi amaçlanıyor.
  • Bugüne kadar Türkiye’nin 2 milyonun üzerinde sıgınmacıya 3 yıldır evsahipligi yaptıgı unutturulmaya çalısılıyor.
  • Bugüne kadar Avrupa’nın mülteci sorununu görmezden geldigi, göçmenlerin açık denizlerde ölüme terk edildigi unutturulmaya çalısılıyor.
  • Avrupa devletlerinin mültecileri ırk, din, egitim ve yas durumuna göre seçerek aldıgı görülüyor.
  • Avrupa devletlerinin özellikle genç isgücü ihtiyacını karsılamak için mültecilik sorununa kendi çıkarları dogrultusunda baktıgı görülüyor.