
Üç Kadın, Üç Öykü: Adalet Pesinde
Mayıs’ın bası itibariyle dünya siyasete odaklanmısken, 3 kadının hikâyesini gördügümde, geçen aylar tamamen önemini yitirdi. Zaman akıp giderken bu olaylara basit çözüm avucumuzdan kayıp gidiyor.
İlki canının demokrasi için vermis bir kadın. Hayatının tehlikede oldugunu söyleyen mailler ve yakın çevresinin korkusu her seyi gözler önüne seriyor. Ruhu hala Pakistan caddelerinde adalet arıyor.
Geçen hafta Pakistan anayasa mahkemesi, feodal toprak agalarına baskaldırıp uluslararası üne kavusan ve her gün tecavüze ugrayan ezilmis-taciz edilen kadınlarını sembolü haline gelen ikinci kadının tecavüzcülerini beraat ettirip suçlamaları düsürdü. O da adalet için caddelere çıktı.
Üç çocuk annesi üçüncü kadın da, islemedigi bir suç için 86 yıla mahkûm oldu. Mahkemesi, medeni ülkelerin ulusal güvenlik diye mesrulastırdıgı iskence ve baskıyı ortaya koydu. Onun cesareti, gizlice tutuklanan, iskence gören, satılan ve cinsel tacize ugrayan herkesin sembolü oldu. Emirleri uygulamazsa kaçırılan çocuklarını iskence ve tecavüzden korumak için, onu esir tutanların emirlerine boyun egip bu atesten gömlege razı oldu. Böyle ulusun kızı oldu. Carswell’in tas duvarları ve demir parmaklıkların gölgesi içinde, adalet bekliyor.
Uluslararası galeyana neden olan ve bazı suçluları yakalatan Mai’miz. Artık son mahkeme kararıyla basladıgımı yere dönünce, mücadelesine devam etmeye yemin etti. Sevgili cesur Muhtara Mai’miz.
Kızımız, kız kardesimiz ve hikâyesi tüm Pakistanlıların kalbini acıtan Dr. Ayfa Sıddıki’miz.
Bu 3 kadın toplumun farklı kesimlerden geliyor ancak hepsi Pakistan’ın çocukları. Hepsi adalet ve saygınlıgın Pakistan’da var olmayı sürdürmesinin sembolleri oldu.
Bu kadınların hepsi sembollesti. Benazir, siyasi cinayetlerin ve suikastların; Mai, tecavüz ve cinsel tacizin; Dr. Ayfa da devlet terörizminin sembolleri oldu.
Bu kadınlar, anlamsız maçlardaki taraftarların destekledigi rakip hikâyeler degil. Tek bir öykünün, yönetimin hatalarını, beceriksizligini ve yozlasmasını saklamaya çalısan resmi adaletsizlik hikayesinin farklı bölümleri.
Bu sadece bu 3 kadınla ilgili bir sey degil. Sizin ya da benimle ilgili de degil. Ayfa, birlik için bize bir sans veriyor. Ayfa hareketi, ilkesel bir sey, siyasi degil. Amacı çok basit; ulusu birlestirmek ve Ayfa’yı onuruyla vatanımıza geri getirmek.
Olayların gösterdigi gibi, bu en basit amaç dahi ulusumuzu hasta eden konular için sembole dönüsüyor. Kızımın onuru için ayaklanmayı ögrendigimizde, onurumuz için ayaga kalkmıs olacagız. Liderlerimiz Ayfa’yı ciddiye aldıgı zaman, gerçek önderler olacak. Ayfa için ulusumuz birlestiginde, ön yargıları yıkacagız. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Hindular, Farsiler Ayfa için birlesirse, dünyaya bayragımızda beyaz seridin bir anlamı oldugunu ilan edebiliriz. Pestular, Pencaplılar, Sihler, Muhacirler, Beluciler ve Kesmirliler Ayfa için birlesirse, Allah’ın bir ulusu oldugunu gösterebiliriz. Kim oldugumuzun hatırlamasına ihtiyacımız var.
Siyasi partilerin Ayfa’nın onuruna bayraklarını indirdigini gördügümde, hepimizin milletimizle gurur duymak istedigini biliyorum. Ayfa’nın geri getirilmesinin, birlik oldugumuzda her seyi basarabilecegimizi ispatlayacak.
Bu sekilde onur ve asaletimizin mirası korunabilir. Bu sekilde saygı görebiliriz. 2 Mayıs’taki gibi olaylar bu yolla önlenebilir.
Bu sekilde adalet yerini bulur.
19 Mayıs 2011
Dr. Fevziye Sıddıki* / TIMETURK
* Nörolog, Nörofizyolog ve Epileptolog Dr. Fevziye Sıddıki, Amerika Psikiyatri ve Nöroloji Kurulu üyesidir. Daha önceden ABD John Hopkins Üniversitesi Epilepsi Programı Direktörlügü yapmıstır.