
1. Endüstriyel tarım üretimine başlamadan önce kimyasal bir şirket olan Monsanto, 1920’lerden itibaren üretmeye başladığı Poliklorlu bifenil, kalıcı organik kirleticilerden biridir. 1990lara kadar yaklaşık 1.5 milyon ton kadar üretilmiş olan bu maddenin büyük bir kısmı doğaya salınmış; toprak, su ve havada birikmeye devam etmektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından çevre ve insan sağlığına oldukça zararlı etkilerinden dolayı kullanımına yasaklama ve sınırlama getirilmiştir.
2. Geçmişte Monsanto tarafından üretilen bir diğer madde de Agent Orange’dır. Bitki öldürücü ve yaprak dökücü özelliğe sahip olan bu kimyasal, Vietnam Savaşı’nda ABD ordusu tarafından kullanılmıştır. Bölgenin savaşta korunak olarak kullanılan orman tabakasını ve yenilebilecek bitkileri yok etmek amaçlanmıştır. “Ranch Hand Operasyonu” olarak adlandırılan bu operasyon 1961-1972 yılları arasında devam etmiş ve yaklaşık 2 hektarlık alana bu kimyasal püskürtülmüştür. Vietnam'da bugün hala kas ve kemik bozuklukları, doğumsal anomaliler, tümör ve kanser gibi etkilerini göstermektedir.
3. Monsanto’nun ürettiği bir diğer kimyasal madde de dikloro difenil trikloroethan (DDT)’dir. Oldukça zehirli bir böcek öldürücü olan DDT kullanıldığı canlıların (insanlar, hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar) büyük bir bölümü hasar görmüştür. Tüm canlıları öldürebilecek etkisi olduğu iddia edilen DDT’nin kullanımı Stokholm Sözleşmesi ile yasaklanmıştır. Ancak hala sigara içinde kullanılmaktadır.
4. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), GDO’lu ürünlerin %80’inde kullanılan ve Monsanto tarafından üretilen Glifosat maddesinin kansere sebebiyet verdiğini açıkladı. Halâ pazarda satışı bulunan bu madde ile ilgili olarak insan sağlığına zararlı olup olmadığı konusunda hala tartışmalar sürüyor.
5. İnsan sağlığı, tarım alanlarında çalışan işçilerin de sağlığını kapsar. Bu bağlamda, tarımsal kimyasal ürünlerin kullanılması, tarımsal alanda faaliyet gösteren işçilerin sağlığı üzerinde direkt olarak etki göstermektedir. Bu da önüne geçilmesi gereken konulardan bir diğeridir.
6. Monsanto tarafından empoze edilen tarım ve gıda modeli, gıda bağımsızlığını tehdit etmektedir. 1970’li yıllarda 7000’den fazla tohum üreten globalleşmemiş şirket varken, bugün sadece üç şirket (Monsanto, Pioneer Dupont ve Syngenta) küresel marketin % 53’üne sahiptir. Bu da kırsal toplumların kendi yiyeceklerini üretme, kendi tohumlarını seçme ve takas haklarını ihlal etmektedir.
7. Monsanto aynı zamanda GDO üretiminde de dünya liderleri arasındadır. Slow Food’a göre, GDOlu ürün yetiştirmek, yetiştiricilerin haklarını ihlal etmekte, tüketicilerin seçeneklerini sınırlandırmakta ve çevreye zarar vermektedir.
8. Monsanto gıdayı kontrol etmenin ötesinde, siyaseti de kontrol etmeye devam etmektedir. Örneğin, Michael R. Taylor 1991-1994 yılları arasında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi’nde, 1994-96 yılları arası Tarım Departmanı’nda, 1996-2000 yılları arasında Monsanto’da çalışmış ve 2009’da tekrar Tarım Departmanı’na gelmiş ve bugün hala bu görevi sürdürmektedir.
9. Monsanto kendi ürünleri ile ilgili araştırmalara dikkat çekici yatırımlarda bulunmasına rağmen, ortaya çıkan veriler ulaşılabilir olmamakta veya yayınlanmamaktadır. Bu yüzden de güvenilir olmamakla suçlanmaktadır.
Haberin detaylarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: