Nepalli Müslümanlar İnsan Sığınağında

Nepalli Müslümanlar İnsan Sığınağında

Dünyada baskı ve zulümden kaçan milyonlarca insan var. Kimi dilinden, kimi renginden, kimi de ırkı yüzünden zulme ugruyor. Ve biz dünya vatandasları bu zulmü, vicdanımız sızlamadan izliyoruz. Guantanamo'da yasananlar ilk ortaya çıktıgında dünya vicdanı ayaga kalkmıstı ama artık ne o kamplar ne de Gazze'de yasananlar kimseyi rahatsız etmiyor. Bunlar haberdar olduklarımız. Bir de ne tür iskencelere, baskılara maruz kaldıgını hiç bilmedigimiz insanlar var.

Nüfusunun yüzde 80'ini Hindular'ın olusturdugu Nepal de dininden ötürü insanların ayrımcılıga, siddete maruz kaldıgı ülkelerden biri mesela. Çin ve Hindistan'ın arasında kalan Nepal dogu dinlerinin merkezi olarak biliniyor. Budizm'in ilk olarak Nepal'de dogdugunu da hesaba katarsak bölgede güçlü dinlerin Hinduizm ve Budizm, güçlü halkın ise Hindular oldugunu tahmin etmek oldukça basit. Bir milyondan fazla Müslüman'ın yasadıgı ülkede Hinduizm'den İslamiyet'e geçenler toplumdan soyutlanıyor, aileleri tarafından sokaga atılıyor. Su anda Nepal'de yeni bir anayasa hazırlanıyor. Burada yasayan Müslümanlar da kendi haklarının korunması için hükümetle görüsmelere devam ediyor. 

Kuran-ı Kerim 4 yıl önce Nepalce'ye çevrilmis. O günden bu yana birçok Hindu Kuran-ı Kerim'i okuyarak Müslüman olmus. Hükümet, ilk yıllarda Hinduların Müslüman olmasına izin vermezken simdilerde daha ılımlı bir tavır sergiliyor. Nepal'deki yönetim ayrıca Müslümanlara, İslam'ı anlatmaları için devlet televizyonunda on bes dakika izin veriyor. Biz de Müslümanların hali nedir dedik ve solugu Nepal'in baskenti Katmandu'da aldık. Bölgede Türkiye'den İHH da Müslümanlar için çalısıyor. Biratnagar'da iki okul ve cami açan İHH, yetimhane çalısmaları için de dügmeye bastı. Müslümanlıgı seçtigi için, Hindu okullarına alınmayan ve ciddi bir egitim sorunu yasayan ögrencilere yardım eden vakıf sayesinde birçok çocuk, hem fen bilimlerini ögreniyor, hem de medrese egitimi alıyor.   

YENİ MÜSLÜMANLAR YENİ HAYATLAR

Tercihleri yüzünden evsiz kalanlar, Human Development Academy (HUDA) tarafından baskent Katmandu'da kurulan merkeze sıgınıyor. Nepalli Müslümanların sıgınagı olan bu merkezden su ana kadar bin kisi faydalanmıs. Yeni Müslüman olmus kadın ve erkeklerin fıkıh, hadis, sünnet ve Kuran-ı Kerim dersi aldıgı merkez, 4 yıl önce kurulmus. Burada ayrıca aileleri tarafından sokaga atılan, maddi anlamda güçlük yasayanlar için mesleki kurslar da açılıyor. HUDA Baskanı İrfan Bey bize merkezi gezdirirken 'İslam bizi nasıl karanlıktan aydınlıga çıkardıysa, biz de buraya gelen insanları egiterek aydınlık dünyaları için çaba sarf ediyoruz' diyor. Bu arada İrfan Bey'in de önemli bir özelligi var.

ASLA PİSMAN OLMADIK

Kendisi kast sisteminin en üst seviyesi sayılan Brahmanlara'a mensupken Müslüman olmaya karar vermis. Yaklasık 5 yıl önce İslamiyet'i kabul etmis ve 2 yıldır da HUDA'nın baskanlıgını yürütüyor, kendisi gibi zor günlerden geçenlere yol gösteriyor. HUDA'nın merkezi oldukça dar bir alan. İrfan Bey de bu durumdan sikâyet ediyor: 'Artık buraya sıgınan Müslümanlara yer açamaz olduk. Daha genis bir yere ihtiyacımız var.' Merkezde egitim alanların her biri zorlu asamalardan geçmis. Bunu İrfan Bey de dogruluyor: 'Biz siyahız ve beyaz Müslümanlar bizi çok etkiliyordu. Dünyada siyah olmak zorken biz bir de Müslüman'dık. Bu yüzden çektigimiz sıkıntılar daha fazlaydı. Mesela hayatı sorgulayan ve dinine dair kafasındaki soru isaretlerini çözemeyen Hindu bir kadın, sonunda Müslüman olmaya karar verdi. Ama bunu 8 sene boyunca esinden sakladı. Sonunda esi gerçegi ögrendiginde onu döverek, öldü diye sokaga attı. Ama o kadın hiçbir zaman keske demedi, pisman olmadı.' Nepal'de buna benzer birçok yasanmıslık var. 

ARTIK CENNETE GİDEN YOLU BİLİYORUM

HUDA'nın kurslarında egitim alan yeni Müslümanlar, iyi bir is bularak, güzel bir hayat kurmak için yola koyuluyorlar. İs bulamayanlar ise bir süre bu merkezde yasıyor, yer sıkıntısı yasandıgında ise evi müsait olan Müslümanların yanlarında yasamlarına devam ediyorlar. Kimisi sanslı, ailelerini ikna edebilmisler ama bazıları hala mücadelesine devam ediyor. Eski adıyla Subita, yeni ismiyle Sümeyye bunlardan biri. Sümeyye, 3 yıl önce Müslüman olmus. Onunkisi bir ask hikâyesi aslında. Müslüman bir gence asık olunca ailesi bu evlilige siddetle karsı çıkmıs. Sümeyye 'Biz asla vazgeçmedik, direndik' diyor.

Evlenince kendi istegiyle Müslüman olmak istemis, ama ilk baslarda bu dine dair hiçbir sey bilmiyormus. Gerisini Sümeyye anlatsın: 'Hinduizm benim için bir kısır döngü gibiydi, hiçbir ilerleme yoktu. İslamiyet'te beni en çok etkileyense tek tanrılı olmasıydı. Kuran-ı Kerim'i ve hadisleri ögrendikçe hayatın tam anlamını buldum ve artık beni cennete götürecek yolu biliyorum.' Anne babası ve kardeslerinin Müslüman olması için de ugrasan Sümeyye 'Altı aydır onlara bu dini anlatıyorum. Erkek kardesim artık daha ılımlı, kız kardesim Müslüman oldu bile' seklinde konusuyor.   

HİNDU OLSAM AİLEM BENİ AFFEDECEK

'İslam'ı hayata nasıl adapte edecegimi artık daha iyi biliyorum' diyen Pervin, İslam'la köylerindeki arkadasları sayesinde tanısmıs. Görüstügü Müslüman ailelerin yasantısından etkilenen ve içerisindeki büyük boslugu ancak İslam'ın dolduracagına inanan Pervin, simdi 18 yasında. Müslüman oldugunu açıklayınca ailesi onu evden kovmus. 'Ailem hala bir Müslüman olarak yasamama karsı çıkıyor. Yeniden Hindu olursam beni affedeceklerini söylüyorlar. Onları özlüyorum ama artık burada kalmak zorundayım. Çünkü Müslüman olmak, tek tanrılı bir dine inanmak ve bu dinin sosyal yasantısı beni çok etkiledi. Artık daha korunaklı bir hayatım var ve ben çok mutluyum. Hem medrese egitimi alıyorum hem de okuluma devam ediyorum.' 

İSLAMİYET'İ SEÇMEMLE SORUNLAR BASLADI

'İslam hakkında bildigim tek sey siddet ve kabalık dini olmasıydı' diyen Gülsüm bu düsüncesinin yanlıs oldugunu okula baslayınca ögrenmis. Henüz birkaç aylık Müslüman olan Gülsüm, Müslüman ailelerle görüstükten, birçok yeni bilgiyi ögrendikten sonra dinini degistirmis. Gülsüm İslam'la degisen hayatını söyle özetliyor: 'İslamiyet'i seçmemle beraber sorunlar basladı. İlk olarak ailem anlasmak üzere, bana 1 ay mühlet verdi. Bu geçen zamanın sonunda Müslüman olursam beni evden atacaklarını söylediler. Bu konuda çok da inatçıydılar. Ben de onlara kararımı bildirmedim. Ama bir Ramazan günü evde yemek yemeyince gerçek ortaya çıktı. Ailem dedigini yaptı, beni hemen evden dısarı attı! En kötüsü de bana hep 'Hıristiyan ya da Yahudi olsan kabul ederdik ama Müslüman olmanı sindiremiyoruz' dediler.'

Dünya Bülteni / 03.05.2012