Mısır’I Dörde Bölme Planı

Mısır’I Dörde Bölme Planı

Mısır’ı Dörde Bölme Planı

Irak ve Sudan’ı fiilen veya resmi olarak parçalayan iki faktör var. Bunlardan birisi petrol laneti digeri de ABD ve Batılı ülkelerin bölünme yönündeki faaliyetleri. Bugünlerde Mısır bu tarz teorilerle çalkalanıyor. Bunlara komplo teorisi demek yanlıs. Zira Mübarek’ten sonra durum degisti ve artık gölge boksu yok. Mübarek döneminde CIA’nin faaliyetleri dokunulmazlık zırhına büründürülmüstü. Simdi ise sivil toplum örgütleri arasında en azından 150 CIA mensubunun çalıstıgı ifade ediliyor. Mahkeme kayıtlarına yansıyor. Usulsüz para dagıtmaktan dolayı bugün Mısır’da 43 kisi yargılanıyor ve bunlardan 19 kisi Amerikan uyruklu. Ve bu davaya genelde 19’luklar davası deniliyor. Hatta bu mesele iki ülke arasındaki temel gerginlik meselelerinden birisi haline geldi. Pentagon bu krize ragmen Mısır ordusuyla çalısacaklarını söylemesine ragmen Amerikan yönetimi yardımların kesilecegi ve askıya alınabilecegi ihtarında bulunuyor. Son sıralarda Türkiye’de Basbakan Erdogan’ın suçlamalarına muhatap olan Conrad Adenaur Vakfı ile birlikte 4 Amerikan vakfı Mısır yargısının okkası altına girmis bulunuyor. Mısır yargısı bunların kesinlikle sivil toplum örgütü olarak bakmıyor. ‘Kökleri dısarıda, siyasi örgütler’ olarak tanımlıyor ve sınıflandırıyor. Mısır hükümeti Planlama ve Uluslararası Yardımlasma Bakanı Faize Ebu’n Neca kayıtsız bir biçimde söz konusu uluslararası örgütlerin Mısır’daki yandas sivil toplum örgütlerine 2011 yılı içinde Mart ile Haziran ayları arasında tam 175 milyon dolar dagıttıklarını açıkladı. Bazı Mısır gazeteleri bunlar kime verildi ise kalem kalem yazıyor. İlginç bir biçimde Mısır basınında çıkan haberlere göre Muhammed Ali Baradei’nin Mısır’ı bölmek üzere Amerikan planları sonucunda gönderildigini ve Mısır’ı bölme misyonuyla adaylıgını koydugunu ileri sürüyorlar (http://www.almesryoon.com/news.aspx?id=101797 ). Mısır’ı dörde bölme planının bir parçası olarak Nuba meselesiyle ilgilendigi ileri sürülüyor. Mısır’ı bölme planının mimarlarından birisi oldugu ifade ediliyor. Dolayasıyla adaylıktan çekilmesi de bir anlamda muamma ve sır olarak karsımıza çıkıyor. Sözü edilen dört devletten birisi Nuba( Said/Yukarı Mısır), digeri Sina ile birlikte bir İslam bir de Hıristiyan devlet tasavvur ediliyor.
*
35 yıldan beri gündemde olan Mısır’ı bölme planlarıyla ilgili Kahire’nin Dukki semtinde bulunan Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsüne yapılan baskında mahrem haritaların ele geçirildigi duyuruldu. Buna göre biri Sina ve digeri Nuba’da olmak üzere Mısır dört devlete bölünmek isteniyor. Bunlardan birisi de Hıristiyan olacak. Garaudi’nin Siyonizm Dosyası gibi kitaplarında isaret ettigi bu bölme planları Mısır’daki sözde sivil toplum örgütlerine yapılan baskınlar sonucu güncellik kazanmıs bulunuyor. Bin bir surat altında çalısan sözde Batılı sivil toplum örgütler Mısır savcıları tarafından 67 suçlamaya muhatap bulunuyorlar. Sorusturmayı yürüten savcılardan Sami Ebu Zeyd ele geçirilen vesikaların çok ciddi ve bir o kadar da tehlikeli oldugunu ifade ediyor. Özellikle de Hürriyet Evi, Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü, Uluslararası Demokrasi Enstitüsü ve Amerikalı Gazeteciler Merkezi Kurumu ve Adenaur Vakfı bunlar arasında en bildik isimler. Bu suçlamalar ABD ve Almanya’da büyük akisler meydana getirdi ve Mısır’ın Almanya Büyükelçisi Dısisleri bakanlıgına çagrıldı. ABD ise iliskilerin Mübarek dönemindeki gibi eski hamam eski tas suretinde yürümeyecegini artık açık çek (blank check) dönemi bittigini ifade ediyor. Özellikle de Mübarek, döneminde ‘tevris/yerine bırakma’ ile Cemal Mübarek’i siyasi veliaht yapmak istediginden devri sabıkın bu tür faaliyetlere göz yumdugu tahmin ediliyor.
*
Mısır’da toplam 23 bin sivil toplum örgütü bulunuyor. Bunlar arasında çok sayıda yasal yoldan çalısan batılı sivil toplum örgütü de bulunuyor. Bununla birlikte amaçlarını asan sivil toplum örgütleri de var. Sivil toplum örgütlerinden baska ABD, Mısır’ı derinden kavramak ve yönlendirmek için bazı isimleri vitrine çıkartıyor. Bunlar arasında Sadettin İbrahim, Necip Savires ve Muhammed ali Baradei gibi isimler var. Kimileri Mısır’da kuralları ihlal ederek faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütlerine terörist sıfatı yakıstırıyor. Ne kadar isabetli bilemem ama ortada derin süpheler ve kuskular var. Geçmiste yabancı okullar ve misyonerlik faaliyetleri vardı ve bunlar mercek altına alınırdı. Simdi ise sivil toplum örgütleri var. İsim degisti ama galiba misyon aynı.
Birisi günesin altında degisen bir sey yok diyerekten vakıaya mutabık cahiliye sairlerinden Turfe İbnü’l Abd’ın bir siirini mevzumuza tanık getiriyor:
Setübdi’l eyyamu ma künte cahilen ve yetike bil enbai men lem tüzevvid
Günler bilmediklerini ortaya çıkaracak ve temin edemedigin haberleri getirecek…

10.02.2012
Mustafa Özcan / Dünya Bülteni