Libya Kaosun Eşiğinde!

Libya Kaosun Eşiğinde!

Libya Kaosun Esiginde!

''Hem eski rejime baglı unsurların, hem de yeni yönetimden dıslanan ve yönetimde daha fazla söz sahibi olmak ve güç kazanmak için mücadele eden farklı milis gruplarının sebep olabilecegi bir çifte isyanın tehdidi altındaki Libya kaosun esiginde!''

Libya'da kaosa dogru

Obama yönetimi yetkilileri, Libya operasyonunu ABD’nin “yeni müdahale” modeli olarak selamladı ve bu müdahale sadece hava gücüyle sınırlı kalsa da savasın Albay Muammer Kaddafi’yi devirerek öldüren milislerin lehine sonuçlanmasını garantiledi. NATO’nun Libya’daki rolü geçen pazartesi sona ermis olsa da, sorunun çözümünün henüz çok uzakta olduguna dair pek çok isaret mevcut.

Gerçekte ise, hem eski rejime baglı unsurların, hem de yeni yönetimden dıslanan ve yönetimde daha fazla söz sahibi olmak ve güç kazanmak için mücadele eden farklı milis gruplarının sebep olabilecegi bir çifte isyanın tehdidi altındaki Libya’yı bir basarı öyküsü olarak kabul etmek için henüz çok erken. Kaddafi’yi devirmek için yürütülen sekiz aylık siddetli savas, istikrarlı ve demokratik bir Libya kurulması sürecinin en kolay asaması olacakmıs gibi görünüyor.

Bir baska isyanın çıkıp çıkmayacagı ise büyük ölçüde isyan liderliginin tutumuna baglı. Libya’da eski rejimin cephaneliklerinden temin edilmis tonla silah, Kaddafi’ye sonuna kadar sadık ve savasmaya hazır, yüzlerce veya binlerce adam ve isyancılara katılmaktansa rejimi desteklemeyi tercih etmis çesitli toplumsal kesimler mevcut. Bu toplumsal kesimleri kıskırtmanın, yeni bir isyana yol açacagı kesin. Asi milisler ise eski rejimi destekleyenlerden intikamlarını, bu kesimlerin mallarını yagmalayarak, tecavüz ederek ve öldürerek, acımasızca alıyorlar. Bu konuda çok sayıda delil mevcut. Bu toplumsal kesimleri demokrasiye dahil ederek kazanmaya yönelik bir çabanın gösterilmedigi bu dönüm noktasında, söz konusu toplumsal kesimler yeni bir isyanın potansiyel kaynagını olusturuyorlar.

***

Ulusal Geçis Konseyi intikam saldırılarını önlemek ve sivillerin temel güvenligini saglamak zorunda. Ancak bunu yapması kolay degil; zira Ulusal Geçis Konseyi’nin bir ordusu yok. Bunun yerine üç yüzden fazla otonom, yerel olarak organize olmus, her biri kendi komutanına baglı, birbirleriyle gevsek bir koordinasyon içerisinde olsalar da kendilerini tam olarak UGK’nin politik otoritesi altında görmeyen, ancak isyan bayragı altında birlesmis milisleri var.

Asi milisler, ulusal bir ordu kuruldugu zaman silahlarını teslim ederek kendilerini lagvetmeyi vaat etseler de bunun için pek de acele ediyormus gibi görünmüyorlar. Bu gruplar, iktidardan pay almalarını saglayacak tek vasıtanın silahları oldugunun farkındalar ve halkın destegini alıp almadıgı henüz belirsiz olan bir siyasi otoriteye teslim olmak niyetinde degiller.

Sonuç olarak, basta Trablus olmak üzere birçok sehirdeki halk kendilerini, güçlerini ellerindeki silahlardan alan ve herhangi bir siyasi otoriteye baglı olmayan, rastgele keyfî tutuklamalar ve bundan daha kötüsünden de sorumlu, kendi kendilerini yetkilendirmis bir sürü silahlı adamla karsı karsıya buldular. Pek çok insan, Kaddafi rejiminin keyfî terörü altında yasadıkları dönemle simdiki arasında hiç bir fark olmamasından sikayetçi.

Çesitli kabile bagları veya komsuluk iliskilerinin yanı sıra Kaddafi ordusunda hizmet vermis olmak veya İslamcı ideoloji gibi ortak paydalara sahip milisler, kendi taleplerini gündeme getiriyor, hatta bazı durumlarda birbirleriyle çatısıyorlar. Geçen pazartesi, Trablus Hastanesinde rakip milisler arasında çıkan çatısma, iki milisin ölümü ve bir kısmının yaralanmasıyla sonuçlandı. İki hasta ise geçirdikleri kalp krizi sonucu yasamlarını kaybettiler.

***

Baskent sakinleri, Zintan ve Misurata gibi batı sehirlerinden gelen, Trablus’taki savasta önemli rol oynamıs, ancak savas bittikten sonra evlerine dönmekte pek de acele etmeyen milislerin tacizlerinden sikayetçi. Hem onlar hem de rakipleri siyasi taleplerini, gücün tek kaynagının silah oldugu bir sistem içerisinde dile getiriyorlar.

Eger Libya, Somali’nin veya 1992’de Sovyet destekli Necibullah rejiminin çökmesi sonucu çok sayıda mücahit grubunun birbirleriyle cehennem gibi bir savasa tutustugu ve dört yıl sonra Taliban’ın ortaya çıkarak son verdigi Afganistan’ın akibetine ugramak istemiyorsa, UGK acil olarak düzenli bir güvenlik gücü olusturmalı. İsyan liderleri, tek ve siyasi olarak hesap sorulabilir bir güvenlik gücünün acilen olusturulması gerektiginin farkındalar; ancak bunu gerçeklestirebilecek güce sahip olup olmadıkları bir muamma.

Rakip milis grupları ve bunların komutanları arasındaki siyasi gerilim ve karsılıklı süphe bir yana, önemli sayıda milis grubu, açıkça UGK karsısındaki özerkliklerini korumak niyetinde olduklarını açıkladı. Bu gruplar, iktidar pastasından daha büyük pay almak için baskı yapıyorlar. Tek bir ulusal güvenlik gücü olusturma zorunlulugu büyük bir siyasi mücadele haline geldi. Libya modelinin gerçegi su: Kaddafi’nin gücünün kırılmasında kilit rol oynayan NATO, karadaki durumu kontrol altına almadı.

UGK, merkezi olarak organize olmus, disiplinli bir isyancı ordusuna sahip olmadıgı için, otoritesini yerel milislere kabul ettirip güvenligi saglayabilecek ve halkın genis kesimlerinin güvenini kazanabilecek durumda degil. Kaddafi sonrası Libya, kaosun esiginde. Bazı milis grupları bir araya gelerek diger grupları içine katabilecek veya zapt edebilecek bir koalisyon olusturmadıgı takdirde, UGK kendini barısın temini için yabancı askerlerden medet umar halde bulabilir.

04.11.20111
Dünya Bülteni
Tony Karon tarafından yazılan yazı Dünya Bülteni'nden alınmıstır.