‘Kalfa’Nın Açtığı Sesi ‘Çırak’ Kıstı

‘Kalfa’Nın Açtığı Sesi ‘Çırak’ Kıstı

Mimar Sinan’ın ‘kalfalık’ eseri tarihi Süleymaniye Camii’nin ses akustiginin yapılan yanlıs restorasyonlar nedeniyle bozuldugu ortaya çıktı. Daha önce mikrofon kullanmadan ses her yere dagılırken, simdi çok sayıda kolon kullanarak ses dagılımı yapılıyor. Süleymaniye Camii’nin akustik sorunuyla ilgilenen İstanbulİl Müftü Yardımcısı Abdurrahman Binbir uzman bir heyete rapor hazırlatacaklarını söyleyerek, “Geçici olarak hoparlör sayısını arttırdık” dedi. Daha önce çıplak sesle okudukları Kuran-ı Kerim’in simdi duyulmadıgından yakınan imam ve müezzinler ise “Cuma namazında hutbe ve dua hiç anlasılmıyor. Ses cami içinde esit dagılmıyor” iddiasında. Restorasyonu yapan GürYapı ise iddiayı kabul etmiyor: “Sorun akustikte degil kullanılan ses sisteminde.”
Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman döneminde insa ettigi 1557 tarihli camiyle ilgili bir süre önce
Radikal’e bir ihbar geldi. İhbara göre 2007-2010 arasında restore edilen caminin ses sistemi bozulmustu: “Mimar Sinan tarafından büyük bir basarı ile saglanan ses akustigi ne yazık ki restorasyon sırasında kullanılan yanlıs ve sentetik malzemeler nedeniyle tümüyle bozulmus durumda. Cami içinde artık hiçbir yerden dogru dürüst hutbe ve dua duyulmaz durumda.”
Fatih Müftüsü Emrullah Üzüm’ü aradık. Üzüm sikâyetlerin kendisine de geldigini söyleyerek “Bu durum benden önceki dönemde gerçeklesmis. Su anda problem neredeyse giderildi. Bazı noktalarda hâlâ sıkıntı var. Önceki gün bir programda oradaydım. Kenarlardan ses duyuluyor ama mihrabın civarında ses bulusması oluyor” dedi.
Sikâyeti camiye gidip yerinde gözlemeye karar verdik. Hakikaten dualar net olarak caminin her yerinde aynı sekilde duyulmuyordu. Süleymaniye’nin cemaati de saskındı. “Daha önce elinizi sıklatsanız her yerden duyulurdu simdi farklı bir çınlama var” diyen cemaatin görüsüne cami görevlileri de katılıyordu. Görevliler, sorunun giderilmesi için sikâyetlerini İl Müftülügü’ne bildirdiklerini belirtirken, “Cuma namazında büyük sıkıntı yasanırken
Ramazan ayı içinde teravihlerde de büyük problem oluyor” dedi.

‘Artık akustik kaldı mı bilmiyorum’
Sikayetler
İstanbulİl Müftülügü’ne de yansımıs. Akustikle ilgili olusturulan heyete İl Müftü Yardımcısı Abdurrahman Binbir nezaret ediyor. Binbir, akustik sorununu çözmek için uzmanlara rapor hazırlattıgını söyledi. Heyetin raporunu bayramdan sonra tamamlayacagını belirten Binbir, söyle devam etti:
“Mimar Sinan’ın akustigi kaldı mı bilmiyorum. Rapora göre belli olacak. Akustik sorunu ‘simdilik’ hoparlör sayısı arttırılarak giderildi. En kısa sürede bilim heyetiyle çalısmalara baslayarak bu sorunu çözecegimize inanıyorum. Geçenlerde kubbenin en üst tarafına çıktım. Yürürken ayak seslerimi dahi rahatlıkla duyabiliyordum. Ancak nasıl olduysa ses artık kubbeden asagıya gelmiyor.”

Gür Yapı: Sorun onların ses düzeninde
Gür Yapı İnsaat yetkilileri ise restorasyonun akustigi bozmadıgı iddiasında: “Üniversitelerden aldıgımız raporlar var. Akustikle ilgili sıkıntı yok. Bizim taktıgımız ses sistemini istemediler. Su anda kendi istedikleri ses sistemini kullanıyorlar. Hatta her noktaya ekstra hoparlör istediler. Fazla sayıda hoparlör takıldı. Akademisyenler bu ses sisteminin akustige zarar verdigini söyledi. Akustigi aksine çimento tuglalar bozuyordu. Biz o tuglaları alarak sorunu çözdük.”

Altın kural en az müdahaledir’
Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Baskanı Prof. Dr. Selçuk Mülayim: “Akustik, iç yapının biçimlenmesiyle etkin hale getiriliyor ve kubbe içerisindeki amforalar dizisiyle ses tınısı aktarılıyor. Duvarlara çarpan ses toplanıyor, yarım kubbeler ve ana kubbeyle cemaate homojen sekilde yansıtılıyor. Akustigi restorasyonda kullanılan malzemeler, dolap, saat gibi gereksiz kütleler bozabiliyor. Bu akustigin mükemmelligini halen Selimiye’de görebiliriz. Restorasyonun
altın kuralı ‘en az müdahaledir. Eger kullanılan malzeme ve restorasyona dikkat edilseydi Selimiye’deki akustigi burada da görebilirdik.”

Neler yenilendi?
Restorasyonda 200 uzman, konservatör ve isçi çalıstı. Camide revaklı avlu, minare ve dıs avlu duvarlarında cephe temizligi yapıldı. Çimento esaslı imitasyonlar söküldü, özgün haline uygun, küfeki tası kullanıldı. Ana kubbesinde statik güçlendirme yapıldı. Caminin üç serefeli minaresinin külahı, daha önce yanlıs malzeme kullanımı sonucu egrilmisti, bu düzeltildi. Minarelerin bakır alemleri altınla varaklandı. Revaklı avluda bulunan mermer alemlerin eksik parçaları tamamlandı.

Kubbe hoparlörlerle dolduruldu
Süleymaniye, ses sistemindeki bozukluk nedeniyle geçici olarak hoparlörlerle donatıldı. Akustigin bozulma nedenleri ise uzmanlarca söyle sıralanıyor: Testi agızları kapatılmıs ve üstleri sıvanmıs olabilir. Horosan harç yerine beton kullanımı. Akustigi saglayan harç arası boslukların tamamlanması. Sesin yankısını saglayan, özellikle aralık bırakılan döseme taslarının yok edilmesi.
Duvar sıvasında kullanılan
sentetik madde.

256 küpün sırrı
Caminin restorasyonu sırasında kubbesinde 15 santimetre agız genisligine sahip, 45 santimetre uzunlugunda simetrik halde dizilmis 256 adet küp bulunmustu. Akustik, simetrik halde dizilen bu küplerin içindeki hava boslukları sayesinde saglanıyordu. Mimar Sinan’ın kullandıgı teknikte akustigin saglanması için bütün kubbeler çift kubbe seklinde yapılmıstı. Ayrıca zeminde, sesi yansıtmak için tuglalardan bosluk bırakılmıstı. Bu sayede Süleymaniye mükemmel bir akustige sahipti.

2’ser akçeye almıs
Mimar Sinan, sesin homojen dagılımı için önemli stratejiler gelistirmisti. Sinan’ın Süleymaniye insaatına ait muhasebe defterlerinin 88’incisinde “camide sadânın aksini kuvvetlendirmek için kubbenin içine ve köselere agzı iç tarafa açık, gömülerek örülmüs olan küçük sebûlardan (testi- kavanoz) 255 adedini satın almak için (tanesi 2’ser akçeden) ödenmis olan 510 akçeden” bahsediliyor. Bu testilerin kullanıldıgı metoda, akustik literatüründe ‘bosluklu rezonatör teknigi’ deniliyor.

07.08.2012 / Radikal