
Kadın Tartısmalarının Görünmeyen Yüzü
O kadar velut ve mümbit bir konu ki yıllar yılı bu denli konusulup üzerine yazılar yazıla yazıla bitmiyor. Peki bu 'kadın mevzu'nun arka planını gerçekten biliyor musunuz?
Erkeklere yer ayrılmıstır
Ne bereketli konu imis su kadın mevzuu; yaz yaz bitmiyor.
Her meselenin neredeyse bir de kadıncası var. ‘İslam’da kadın’, ‘Kadın-erkek esitligi”, “Kadın ve tesettür”, “kadın ve kamusal alan”, “Osmanlıda kadın”, “Doguda kadın”, “Batıda kadın”, “Kadın ve ask”, “Semavi dinlerde kadın”, “cennete kosan hanımlar”, “Ah su kadınlar”, “Ahtapot kadınlar”, “Agır mesrep kadınlar”, “Akıllı kadınlar”, “Aldatılmıs kadınlar”, “Kadın dervisler”, “Anarsist bir kadının askları”, “Asrı Saadetin Büyük Kadınları” , “Ayetler ve kadınlar”, “Basörtülü Melekler”…..Bunlar ilk aklıma gelenler.
Eminim bu sayıyı elliye katlayacak sayıda kadın üzerine yazılmıs kitap vardır.
Kitabu’l Fiten’den bu yana cinsi latif üzerine yazılan yazıların önemli bir kısmı erkekler tarafından kaleme alınmıs.
Kadın kitap piyasası erkeklerin elinde. Bunu öncelikle bir yere not almak lazım.
Az da olsa kadınların kaleminden kadınları isleyen kitaplar da yok degil.
O kadar velut ve mümbit bir konu ki yıllar yılı bu denli konusulup üzerine yazılar yazılmasına ragmen kadın meselesinde bir arpa boyu yol alınmıs degil.
Tam tersi konustukça kadınla ilgili çözümsüzlükler daha bir artıyor.
Bir de kadın mevzuunun yan baslık kısmı var ki o daha bir evlere senlik. “Çalısma hayatında kadın”, “Kadının sahitligi”, “Kadının özel mülkiyeti”, “Kadının çarsıda pazarda gezinmesi”, “Kadının kocası tarafından dövülmesi”, “Kadının miras hakkı”, “Öbür dünyada kadın”, “Kadına selam verme ve kadından selam alma”, “Kadınların muayyen zamanlarında Kuran okuması”, “kadın üzerine kadınla evlenmek”…. Bu konuları uzatabildiginizce uzatabilirsiniz.
Sanki din yeni inmis de kadınlarla ilgili hiçbir sey bilinmiyormus gibi bir cehaletle ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen mevzular bunlar.
Bu denli kadın üzerinde baslık açıp konusmak beraberinde bir deformasyonu da getirmektedir.
Bir sey sadece konusma konusu ise hayatta kendine yer bulamamıs, herhangi bir yasamsal karsılıgı yok demektir.
Kadın konusunun insan olma bütünlügünden kopartılıp sadece cinsiyet planında ele alınması ilk basta en büyük hata. Ne insan bölünerek İslam’a ne de İslam bölünerek insana ulasılabilinir.
İslam’da adalet, İslam’da merhamet, İslam’da çocuk, İslam’da kadın gibi tasnifler hakikatin sadece bir parçasını kavrayıp kavrayabildigimiz kısmıyla diger aksamı hakkında hüküm vermeye kalkmaktır.
Kuran’da kadın tematik sınıflamasını yapan elbette ardından “Kadında Kuran” baslıgını atacaktır.
Eger “Kadın’da Kuran” diyebiliyorsak pekâlâ “Erkekte Kuran” da diyebiliriz. Bunun sınırı yoktur, ardından “Çocukta Kuran”, “Ergende Kuran” gibi baslıklar sürüp gider.
Aynı sekilde mademki “Kuran’da Kadın” diye bir meselemiz var o halde neden “Kuran’da Erkek” diye bir problemimiz olmasın.
Çok eslilik, tesettür,esitlik ve üstünlük meselesi bir kadın meselesi degildir.
Bu mevzuları çetrefillestirip kadınların kucagına atan tasnifçi çok bilmis takımıdır.
Tasnifçilikte o kadar ileri giderler ki karı ile kocanın yan yana,el ele, kol kola yürümesini bile kurala baglarlar.
Neredeyse yemek sofralarına bile “kadınlara yer ayrılmıstır” levhasını asmadan geçmezler. “Kadınlara yer ayrılmıstır”ın konferans salonundaki karsılıgı “bu iyiligimizi de unutmayın artık” demektir.
Gerçek bir imtihan alemi olan bu dünya sahiden böyle bir tasnife uygun mudur?
Mesela “erkeklere yer ayrılmıstır” diyebilecegimiz kaç kısıtlı mekan vardır acaba yasam alanımızda?
Kadın ve erkek için Allah’tan baska yer ve konum belirleyici mi var?
Yüzlerini ve özlerini fıtrata ve hilkate dönenler bunun cevabını bulmakta hiç zorlanmazlar.
Zarif sair konu kadından açılınca tam da buradan kavrar sözü:
Ben ve kadınım/Açık anlamlı su bildiginiz gibi/Ve dünyada yere basarak / Erkekligi ve kadınlıgı hükümet ettik” (C.Zarifoglu)
24.06.2011
Hüseyin Akın / Haber 7