İstanbul´u ´Katleden´ Mimara İade-İ İtibar !

İstanbul´u ´Katleden´ Mimara İade-İ İtibar !

İstanbul'u 'katleden' mimara iade-i itibar !

Osmanlı döneminden kalan birçok cami, kısla ve ahsap yapıları yıkarak yeni yapılar insa eden Henri Prost'a iade-i itibar sergisi düzenlendi.

SERGİ: “İmparatorluk Baskentinden Cumhuriyet’in Modern Kentine: Henri Prost’un İstanbul Planlaması (1936-1951)-İstanbul Arastırmaları Enstitüsü- Tepebası”…

İstanbul Arastırmaları Enstitüsü’nde 3 Mayıs 2010’da açılan Henri Prost’a dair sergi 18 Temmuz 2010’a kadar devam edecekken yogun ilgi sonucu serginin süresi 22 Agustos 2010’a kadar uzatıldı.

Peki nedir bu serginin içerigi? Henri Prost kimdir?

Sergi, 1936 yılında Atatürk’ün davetiyle Türkiye’ye gelen ve İstanbul’un Nâzım Planı’nı olusturmakla görevlendirilen Prost’un İstanbul planlamasına yönelik çalısmalarını, özgün belgelerle ve fotograflarla ortaya koymakta. Fotograflar ve belgeler  Fransız 20. Yüzyıl Mimarlık Arsivleri’nden temin edilmis.  Serginin düzenlemesinde Pierre Pinon ve Cânâ Bilsel görev almıs.

Sergide, Prost’un İstanbul Avrupa Yakası için 1937′de hazırladıgı 1/5 binlik ölçekli Nâzım Planının yanı sıra, Ayasofya, Atmeydanı, Arkeoloji Parkı, Atatürk Bulvarı-Fatih Meydanı, Kapalıçarsı Çevresi-Eminönü Meydanı düzenlemeleri ile kentsel ulasım projeleri ve park, gezi, meydanları içeren açık alan düzenlemeleri yer alıyor.

 Sergiye dair yorumları okurken su ifadelere rastlamak çok ilginçti: “İmparatorluk Baskentinden Cumhuriyet’in Modern Kentine: Henri Prost’un İstanbul Planlaması (1936-1951)” baslıklı sergi, ülkemizdeki mimarlık fakültelerinde verilen derslerde bile ismi çok sık zikredilmeyen ya da en azından İstanbul planlaması üzerine derinlemesine bir degerlendirmede bulunulmayan Prost’a yarım asır sonra itibarının iade edilmesi olarak da görülebilir.”

Prost’a yarım asır sonra itibarının iade edilmesi!!! Peki Prost’un katlettigi tarihi mimari eserlerin iade-i itibarını kim üstlenecek!!!

Henri Prost kimdir?

Fransız mimar ve sehircilik uzmanı. 1902’de Yüksek Mimarlık okulundan mezun olmus, ögrenciliginde “Roma Büyük Ödülü’nü” kazanmıs. Asıl çalısmalarını Roma’da kaldıgı bes yıl zarfında gerçeklestirmis. Özellikle Ayasofya’ya dair röleve çalısmaları önemli. Bizans hayranı… Bu sebeple İstanbul’a olan ilgi ve yaklasımı incelenmeye deger.

Atatürk tarafından 1936’da davet edilmis.İstanbul’un Nâzım Planını olusturmakla görevlendirilmis.1937’den baslayarak hazırladıgı raporlar 1939’da hazır hale gelmis, hükümet tarafından onay almıs.

Prost, kentin kendine özgü dokusunu mimari anıtları korumayı, diger yandan da ihtiyaç dahilinde oldugu çagdas yapıları da olusturmayı hedeflemis. Yeni semtlerin olusumu için de adımlar atmıstır. Bunu raporunda söyle ifade eder: “Hâlâ bos olan arazilerde bütünüyle yeni semtler yaratmak, hızlı ulasım araçlarıyla donanmıs, havadar konutlardan olusan semtler. İstimlaki yukarı dogru gerçeklestirerek, yeni semtlerde yapılabilecek kadar konutu eski semtlerde yıkmak. Daha sonra eski semtleri yeni bir plan üstünde yeniden insa etmek.”  Ancak eski semtlerdeki ahsap evlere karsı Pierre Loti ve Claude Farrere gibi hassas degildir.  Tarihi eser kabul ettigi korunması gerektigine inandıgı anıtlar da Bizans anıtlarıdır. Ve kenti yeniden tasarlarken asıl dokuyu Osmanlı mimarisini ortadan kaldırıverir.Oysa Henri Prost önceki çalısmalarında tarihi ve dogal çevreyi koruma taraftarı olarak tanınmıstır.Tarihi yarımada basta Galata Beyoglu ve Eyüp bölgeleri için Prost’un gelistirdigi önerilerin çogu dönemin valisi ve belediye baskanı Lütfi Kırdar esliginde uygulanır. (1938-1949) Prost ne dediyse yapılır. İse tarihi mekanlardan baslar. Taksimdeki Topçu Kıslasını yıkar, park ve kültür sarayı yapar. Haliç bir fethin sahidi olarak onu rahatsız ettigindendir ki 700 civarında agır sanayi buraya yerlestirilir. Haliç’i Haliç yapan saraylar yıkılır. Haliç’teki Mimar Sinan eseri Süleyman Subası Cami yıkılır.  Tabakhane, Kagıthane onun elinden geçer, kasırlar yerine fabrikalar görünür. Eyüb’ün mezar tasları sökülüp Fransa’ya kaçırılır, taslar Fransız bahçelerinin süsü olur. Büyük caddeler olmazsa olmaz deyip Vatan, Millet, Ordu caddeleri için yüzlerce cami, külliye, hamam, mescit, çesme ortadan kaldırılır. Kanuni dönemi eserlerinden olan Hakim Çelebi mescidi, Sadrazam Hasan Pasa mescidi İstanbul Üniversitesinin altında kalır.  Bos alan yokmus gibi okul yapmak bahanesiyle camiler yıkılır. Fatih elinden geçmezse olmaz!!!Fatih, fethin yadigarıdır. “Fatih” oradadır. Fransa’nın bas mimarı, Fevzipasa caddesini Fatih Külliyesinin eteklerinden geçiriverir. Ne istir ki kimsenin sesi çıkmaz.

Uygulama planı bir ara rafa kaldırılsa da Menderes hükümetinin gafletiyle Prost planları 1950-55-57’li yıllarda uygulanır. Sözde İstanbul’u imar eden Menderes Prost’un müdavimi olur. Simdi Prost’a iade-i itibar yapılma zamanıymıs. Hakim Çelebi mescidinin, Saraçhanedeki Firuzaga mescidinin ve digerlerinin iade-i itibarını, iade-i vücudunu kimler yapacak…

26.10.2010
Dünya Bülteni