
30 yardım, gelisim ve insan hakları kurulusu, İsrail hükümetinin El Halil tepelerinde bulunan 13 köyü tahliye ve yıkım planının, yıkım ve yerinden etme oranları son üç yılda tavan yaptıgı bir sırada gerçeklestigine dikkat çekti. Kuruluslar, bu durumun Batı Seria'nın İsrail tarafından kontrol edilen C Bölgesi'nde yasayan Filistinlilerin gelecegine belirsizlik katacagı konusunda uyarıda bulundu. Kuruluslar, bugün 24 Eylül'de New York'ta toplanacak olan Orta Dogu Dörtlüsü'ne (BM, ABD, Rusya ve AB), olaydan etkilenen toplulukları ziyaret etme ve olay yerinde gerçeklesen insan hakları ihlallerine deginme çagrısında bulundu. Kuruluslar, Orta Dogu Dörtlüsü'nün tüm tarafların uluslararası hukuk uyarınca sahip oldugu yükümlülükleri yerine getirdigini güvence altına alırken bir yandan da kelimelerin ötesine geçerek Filistinli aileleri evlerinde tutmak için saglam bir eylem planı ortaya koyması gerektigini söyledi. Dolayısıyla Dörtlü'nün planı, İsrail hükümetine derhal uluslararası insan haklarını ve insancıl hukuku ihlal eden aynı zamanda C Bölgesi'nden zorla tahliye, zorla yerinden edilme ve yıkıma yol açan politikalarını ve uygulamalarını geri çevirmesi için baskı yapmalı. Yıkım ve evlerinden çıkarılması hedeflenen topluluklar, İsrail hükümetinin araziyi, İsrailli yerlesim alanlarını genisletecegi ve kapalı bir askeri bölge yapmak için kullanacagı bölgelerden seçiliyor. İngiliz insani yardım kurulusu Oxfam'dan Nishant Pandey, “Dörtlü, İsrail hükümetinin uluslararası hukuku ihlalini kınayan 39 maddelik bir açıklama yayımladı. Fakat hala Filistinlilerin evlerinin yasa dısı bir sekilde yıkımında ve bu yüzden yerinden edilmis bireylerin sayısında esi benzeri görülmemis bir oranda artıs söz konusu. İnsanların hayatlarında anlamlı bir degisim yaratmak için su ana kadar kelimeler yetersiz kaldı. Dörtlü su anda Filistinlilere ve İsraillilere devamlılıgı saglanabilecek bir barıs ortamını tesis etmek adına çalısacagını göstermeli” dedi.
Yıkımlar üç katına çıktı
El Halil Tepeleri için olusturulan yıkım ve tahliye planı 1.650 Filistinliyi evsiz bırakacak. Bu durumda Filistinlilerin, ailelerini beslemek için hayvan yetistirip tarım yapmak için ihtiyaç duydukları topraga erisimleri olmayacak. Birçogu zaten C Bölgesi'nde İsraillilerin, Filistinlilerin binalarına getirdigi kısıtlamalar yüzünden standartların altında yasıyor. Uluslararası Af Örgütü, Orta Dogu ve Kuzey Afrika Direktör Yardımcısı Ann Harrison, artan yıkımlar ve bütün köylerin zorla tahliye ile tehdit edilmesi gerçegine dikkat çekti. Yeni verilerin son üç yılda yıkımların üç katına çıktıgını ve aynı dönemde yerinden edilmis ortalama birey sayısında yüzde 98 artıs gözlendigi ortaya çıkardıgı sırada El Halil Tepeleri'ne yönelik tehdit olustu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Dogu Direktörü Sarah Leah Whitson, “İsrail'in Filistinli evleri ve diger yapıları askeri ihtiyaç olmaksızın yıkımları, isgalci bir güç olarak sahip oldugu yükümlülüklerin ihlalidir. Dörtlü İsrail hükümetine bu hak ihlallerini derhal durdurması için baskı yapmalı” dedi.
Kuruluslar, birlikte çalıstıkları bölgelerdeki Filistinlilerin artan endiselerinin onları açıkça konusma konusunda harekete geçirdigini söyledi. Yakın bir tarihte Oxfam'ın mobil veteriner ünitesine el kondu ve kendilerine, 148 ailenin keçi ve koyun yetistirerek geçinmeye çalıstıgı köylere, yardım etmek için girmelerine izin verilmedigi söylendi. Birkaç kurulus köylerdeki yardım projeleri için yıkım ya da is durdurma emri aldı.
25.09.2012 / Milli Gazete