
Allah’ın bize bir Ramazan daha gösterdigi hediyesine ne kadar sükretsek azdır. Bu yıl da bütün medya aracılıgıyla, ekranlar ve matbuat vasıtasıyla yıllar boyu yaptıkları gibi İslâm adına enva-i çesit cıvıklık sergilenecegini her ahmak fark edebilir. “Ben ahmak degilim, zira bu soysuzlugun farkında degilim” diyorsanız, o sizin bileceginiz is. Ahmaklıgı kendine yakıstırmayan size de, sizlere de tahammül edecegiz. Sabır ayıdır Ramazan. Münafıkların nifaklarından geri duracakları duasına genis yer tanımamız isin tabiatında var.
Ramazanın gelip, hos geldigi apasikâr belli ki, oruca baslarken bir müddet ara verdigim yazılarıma da baslamıs oldum. Oruç da yayıncılıga basladı. Bereketi Ümmet-i Muhammede vasıl olsun, Allah’ın yardımı ondan esirgenmesin. Alnımıza ne yazıldıysa onu yasayacagız. Ramazan rızamızın neye oldugu hususunu tebarüz ettirir. İnsan için dünya hayatında kaderine dahil olma suuru sebebiyle alınan hazzın üstünde bir haz yoktur. Beseriyet zevki kaderden kaçısta aradıgı için zelil oldu. “Ölenler hayvan olur, âsıklar ölmez” denilmesi bu mânâya mütealliktir. Western culture, American Way of Life hayatın terzil edilisinden âbide istihraç etmesini bildi. Zaten kâfirler ne ihraç edebiliyorlarsa onunla iftihar ediyorlar. Merd-i kıptî gibi.
İsmet Özel, 21 Temmuz 2012
Makalenin Devamı İçin:
http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=668&KID=48&PGID=0