
İstanbul silueti çatırdıyor
Dolmabahçe Sarayı ile Deniz Müzesi arasında kalan tarihi tütün deposundan geriye tek bir tas bile kalmadı. Oysa bina, 3 No’lu Koruma Kurulu’nca 2005 yılında ‘kültür varlıgı’ olarak tescil edilmisti. Tarihi yapı, aynı kurulun 14 farklı kararı ile yok edildi. Yerine 14 katlı otel insa edildi. En yakınındaki tarihi binanın boyu 18 metre iken yeni insaatın boyu 24 metreyi geçti. Bogaz siluetini degistiren bu görüntü Kültür ve Turizm Bakanı Ertugrul Günay’a ragmen oldu. Günay 12.10.2010 tarihinde kendi el yazısıyla verdigi talimatta “Bogaz’da silueti olumsuz etkileyen ve Dolmabahçe’den daha yüksek bir yapılasma olmasın’’ demisti. Koruma Kurulu bunu görmezden gelerek insaatın yükselmesine engel olmadı. Diger yandan insaat sırasında Dolmabahçe Sarayı’nın duvarlarında çatlaklar olustugu tespit edildi. Milli Saraylar ‘‘Çökme tehlikesi var’’ diye rapor yazdı. İstanbul aylardır Radikal’in ortaya çıkardıgı siluet skandalını konusuyor. Zeytinburnu’nda yükselen ve Sultanahmet Camii’nin minarelerinin arasından görünen gökdelenler için tıraslansın diyenlerin sayısı da fazla. Bu tartısma sürerken Bogaz’da siluete direkt etki eden, Dolmabahçe Sarayı ve Basbakanlık Ofisi’nin yanında yasanan bir baska tarih katliamı akıllara durgunluk veriyor.
Daha da yükselecek
1929–1930 yıllarında tütün deposu ve fabrikası olarak Mimar Victor Adaman tarafından insa edilen tarihi binalar 5 yıl içinde betonarme otele döndü. Basta ‘Dolmabahçe Sarayı’nın en kuzeyindeki müze olarak kullanılan 18 metre yüksekligindeki binanın saçaklarını geçmeyecek sekilde insa edilmesi önerilen otelin yüksekligi’ 24 metreye ulastı. Günay, 2010’da “Bogazda silueti olumsuz etkileyen ve Dolmabahçe’den daha yüksek bir yapılasma olmasın’’ talimatı vermisti. Bu talimat Koruma Kurulu’na da bildirilmisti. Ancak kurul bina yüksekligini etkileyen plan tadilatını onaylayarak yeni teras ve çatı katı yapılmasına göz yumdu.
‘Bakan talimat veremez’
Eski 3 No’lu Koruma Kurulu Baskanı Sinan Genim ‘‘2005’te tescil edilen binanın daha sonradan yıkılması dogru degil. Ancak bu binanın tescil edilmesinin dogru olmadıgını düsünüyorum” dedi. Genim, “Ben kurulda göreve basladıgımda bina zaten yıkılmıstı. Yıkım kararlarında imzam yok. Bakanın kurula talimat vermesi ise yasal degil. Çünkü kurullar özerktir. Bakan Bey’in böyle bir yetkisi yok’’ diye konustu.
MÜZE ÇÖKME RİSKİ TASIYOR
Tanrıverdi Holding’in Tekfen Holding’den 2005’te satın aldıgı tarihi binanın yerindeki insaat son sürat devam ediyor. Yerin 7 kat altına inen insaat 14 kat olacak. Yeraltındaki çalısmalar saray koleksiyonları müzesi ve sanat galerisi olarak kullanılan Matbah-ı Amire binalarında çatlaklara neden oldu. Milli Saraylar Daire Baskanlıgı, 150 yıldan bu yana hizmet veren binada çesitli zamanlarda depremler geçirmesine ragmen bugüne kadar herhangi bir çatlak ve olumsuzluk meydana gelmedigini vurgulayarak, ‘binada bir süredir kılcal çatlaklar olustugu, yıgma duvar ve beton dösemelerde olusan çatlakların tamirattan sonra da devam ettigi, komsu parselde yapılan insaat çalısmaları nedeniyle önlenemeyecek riskler yasandıgı, meydana gelebilecek bir çökmenin can kaybı ve müze koleksiyonu objelerinin yok olmasına sebep olacagını’ kurula ve ilgili belediyeye bildirdi. Ama bu itiraz bile insaatın yerin 7 kat altına inmesine engel olamadı.
‘SWISSOTEL SARAYIN ENSESİNE BİNMİSTİ, BU DA OMZUNA BİNMİS Sanat Tarihçi Prof. Dr. Semavi Eyice: Tütün depoları sehrin endüstriyel bellegi için önemli tarihi yapılardır. Tescilli binalar tescili kaldırılmadan yıkılamaz. Dolmabahçe’nin dibinde böyle bir insaata izin verilmemeliydi. Swiss- otel sarayın ensesine binmisti, bu bina da omzuna bindirilmis. Yazık!
Eski Mimarlar Odası Baskanı Oktay Ekinci: Tescilli bina yıkılamaz, bu yasaya aykırı. Kıyıda yeni yapılasım yasak. Bogaz İmar Yasası’na aykırı. Ama hepsi çignenmis.’
Koruma kararı üzerine koruma kararı alınarak yok edildi!
1988: Tarihi binanın otel yapılması fikri ilk kez gündeme geldi. Koruma Kurulu 15.04.1988 tarihinde “alanın Dolmabahçe Sarayı sınırları içinde kalması’’ nedeniyle turistik tesis yapılmasının uygun olmadıgına karar verdi.
1989: Aynı kurul, “Dolmabahçe ve Feriye saraylarının yüksekligini geçmemek kaydıyla otel insa edilebilecegine ve tütün deposunun yıkılabilecegine” karar verdi. Ancak bu karar tartısmalar nedeniyle hayata geçirilemedi.
1994: Koruma Kurulu önerilecek avan projenin “Dolmabahçe Sarayı’nın yüksekligini geçemeyecek, Saray ve Devlet Konukevi arasındaki kıyı kusagında tarihsel siluetin içindeki uyumlu konumunu gösterecek sekilde düzenlenmesini’’ istedi. 15 gün sonra da kurul kararını düzelterek, “Dolmabahçe Sarayı’nın müze olan en kuzeyindeki blokun saçak kotunu geçemeyecegini’’ karara ekledi.
2005: İstanbul 3 No’lu Koruma Kurulu yepyeni bir karar aldı ve binayı ‘Endüstriyel miras baglamında korunması gerekli kültür varlıgı’ olarak tescil etti.
2006: Koruma Kurulu “Tütün ürünleri müzesi yapılmak, bir sergi alanı olusturmak, yapının Dolmabahçe Sarayı’na bakan cephesi ile denize bakan cephelerinin askıya alınarak korunması sartıyla” restorasyon projesine onay verdi. İnsaat faaliyetleri basladı.
2007: Koruma Kurulu yeni bir karar aldı. ‘‘Cephe duvarları sökülmeden saglanacak yararın baska sekillerde de saglanabileceginden hareketle, sökülerek insaatın sürdürülmesi daha dogru bir yaklasım olacaktır.’’ Cephe duvarlarının da sökülmesiyle tarihi binada, tas üstünde tas kalmadı
25.11.2011 Radikal