
Belçika’da son günlerde yeni bir tartısma gündeme oturdu. Ülkenin Flaman kesimindeki resmi okullarda basörtü yasagı uygulanmaya baslandı. Federal bir yapıya sahip olan Belçika’daki Flaman Toplumu Egitim Konseyi’nin aldıgı bir karar dogrultusunda ülkenin Flaman kesimindeki tüm resmi okullarda basörtünün yasak oldugunu açıkladı. Gerekçe olarak ta ögrencilere özgür ve kaliteli bir egitim olanagı saglamak iradesinden bahseden Konsey bu kapsamda ögrencilere ancak felsefi derslerde istisnai olarak dini simgeler tasıyabileceklerini ifade etti.
Belçika yasalarına göre dini ve felsefi sembollerin kullanımına iliskin hiçbir yasa veya genel kural olmamasına ve Belçika Anayasası, her vatandasın inanç özgürlügü ve bunu ifade etmesine hak tanımasına ragmen, kamu sektöründe, okullarda ve özel sektörde bazı istisnalar oldugu vurgulanıyor. Bugüne kadar Belçika okullarında dini semboller konusu iç yönetmeliklerle belirleniyor ve ayrıca yönetimlerin tavırlarına göre de degisebiliyordu. Uygulamada ortak bir kural yoktu.
Flaman bölgesinde, Belçika nüfusunun % 60’ının yasadıgı düsünülürse alınan bu kararın Belçika nüfusunun büyük bir bölümünü etkiledigi bir gerçektir. Ülkede yasayan 350.000 Müslüman bu basörtü yasagını protesto ederek mitingler düzenledi. Bu yasak Belçika’da özellikle toplum içinde gergin bir atmosfer yaratmıs, okullarda birçok Müslüman ögrencinin derslerden uzak durmak zorunda kalmasına neden olmustur. Hatta bazı ögrenciler uzaktan egitim yoluna basvurarak bu yasagı kendilerine göre delmeye çalısıyorlar.
Bu arada bu yasaktan etkilenen Müslüman veliler bu basörtü yasagı uygulamasını Danıstay’a götürdüler. Danıstay verdigi kararda basörtü yasagı uygulamasının yasa dısı oldugunu vurgulandı. Karar dogrultusunda Flaman bölgesinde basörtü yasagı yürürlüge giremeyecek ama okullar arası degisik uygulamaların söz konusu olacagı da bir gerçektir.
Fransa’da da 2004 yılında benzeri sorunlar yasandı, aynı tartısmalar orada da yapıldı ve sonuç itibariyle 2004 yılından beri Fransa’daki okullarda basörtü takmak yasaklandı. Önemli olan burada Avrupa Birligi ülkelerinin bu konuda nasıl bir uygulamaya gidecekleridir. Ortak bir uygulama bu konuda su ana kadar yok. Ama Fransa özellikle bu konuda örnek teskil ederse Avrupa’da yasayan 15 milyon Müslüman bu konuda muzdarip olacaktır.
Belçika’daki basörtü yasagı Avrupa Birligi ülkelerinde bir baska sorunu da beraberinde getirecek: Asırı sagcı partiler bu konuyu kullanarak toplum içinde ayrım yaratmaya çalısacak ve böylece yabancı düsmanlıgı yeniden artacak. Haziran 2009’da yapılan son Avrupa Parlamentosu seçimlerini de bu konuda baz alırsak Avrupa Birligi ülkelerinde asırı sagcı partilerin Avrupa kamuoyunda zaten revaçta oldugunu görmek mümkün. Avrupa Birligi’nin ihtiyacı oldugu, toplumları birlestiren ögeler ayıran ögeler degil.
(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, AB – Balkanlar – Kıbrıs Masası, Kıdemli Arastırmacı, 18.09.09)
Kaynak : SDE (Stratejik Düsünce Enstitüsü)