
Batı, İslam'la Savası Kaybetti
İslam ve terör, radikal İslam, Siyasal İslam, İslam tehdidi, medeniyetler çatısması, Batı'nın hayat tarzına tehdit, İslam'ın meydan okuyusu, küresel terörle mücadele, Amerikan İslamı, Ilımlı İslam, Büyük Ortadogu Projesi, Siyasal İslam'ın iflası, El Kaide ve daha niceleri…
Soguk Savas daha sona ermeden, iki kutuplu dünya sistemi dagılmadan İslam ve tehdit eslestirmesini yapanlar, Müslümanları Batı'nın küresel hakimiyetine karsı yakın tehdit ilan edenler, İslam'ı ve Müslümanları tıpkı Sovyetler gibi, kontrol altına alabilmek için seferberlik baslatanlar, entelektüel terörizmi hepimize kanıksatanlar, algılarımızı yönetenler, güvenlik stratejilerini bu yeni tehdide karsı yeniden sekillendirenler, bu strateji ugruna ülkeler isgal edip iç savaslar çıkaranlar, terör örgütlerini kullananlar simdilerde ne düsünüyor…
Soguk Savas döneminde Müslüman ortak kusaktaki her ülkeyi seküler yapılar olarak dizayn ederken simdi bu yapılar silinip giderken İslam'a mı yatırıp yapmaya basladılar? Batı, artık İslam'la ittifak mı kuracak, iyi mi geçinecek, barısacak mı? Bölgesel ve küresel çıkarlarını bu yeni ve yükselen dalga ile mi güvence altına alacak? Batı, artık Müslümanlıgı, İslam'ı mı kullanıyor?
Bu konuların dikkatli ve serin kanlı biçimde tartısılması, Türkiye ve bölgenin entelektüel birikiminin bu yeni tartısmaya yönlendirilmesi gerekiyor. Çünkü onların bu bölgedeki gelecegi kadar, bizim cografyamızın gelecegi de bu tartısmaya ayarlı. Yirmi yılı askın bir süredir, muhafazakarından liberaline herkes, İslam eksenli tartısmaları Batı'dan yönlendirilen entelektüel dalgaya bagımlı tartıstı.
Ama bu seferki tartısma yerli bakısla, durdugumuz yerden dünyaya bakarak yapılmalı. Kendi pozisyonumuzu kendi perspektifimizle görüp kendi cümlelerimizle tartısmalıyız. “İslam'ın kanlı sınırları”ndan “İslam kendi içinde çatısacak” tezlerine kadar, bütün denemeleri çaresizlik içinde seyredenlerin sözlerini açıkça söyleme, seslerini yükseltme zamanı artık.
“Arap Baharı” denilen dalga, Batı'nın bu cografyaya yeniden biçim verme stratejisi gibi algılanıyor. İlk bakısta öyle görünebilir, su an itibariyle dalgayı yönetme konusunda bir adım önde olabilirler ancak bölgenin yarınını yönetme konusunda sanıldıgı kadar sanslı olmayacaklarını hep birlikte görecegiz.
Her ne kadar, ömrünü tamamlamıs Soguk Savas artıgı seküler rejimleri gidisini alkıslıyor görünseler, yeni siyasal yapıların İslamcılar tarafından sekillenmesini kanıksamıs görünseler hatta onlara destek verseler de, zamanla bu ittifak iliskisinin kolay yönetilebilir bir sey olmadıgını anlayacaklardır.
Bu yüzden, su an için baska da bir seçenekleri yok. Yine bu yüzden, isteseler de istemeseler de yeni iktidar kadrolarıyla iyi geçinmek zorundalar. Ama onları yönetmeye kalkıstıklarında ciddi bir dirençle karsılasacaklarını simdiden söyleyelim. Tunus'ta baslayıp devam eden dalganın ilk asamasında bir ittifak kendini gösteriyor. Bir sonraki dalga çok daha keskin olacak ve iste o zaman tarihin akısının, güç haritasının degistigini farkedecegiz.
Tunus'ta Nahda'nın seçimi kazanması bir örnek… Hemen her ülkede aynı örnekler yasanacak. Yıllardır burada ifade ettigimiz; Sudan'dan Suriye'ye kadar Müslüman Kardesler Kusagı' gerçegi her geçen gün daha da belirginlesecek. Bunun Asya, Güney Asya asamaları da var. Endonezya'dan Pakistan'a kadar bir yenilenme, degisim dalgası kendini gösterecektir.
Batı'nın İslam'la savası, onu kontrol altına alma stratejisi bizce basarısızlıga ugradı. Seküler rejimlerin yenileme basarısını gösterememeleri, savastıkları kimliklerin kontrol ettikleri ülkeleri yönetmeye baslaması bunun göstergesi. “Sovyetler'i nasıl yendiysek İslam'ı da yenmeyi basaracagız” diyenler bu sözleri on bes yirmi yıl önce söylemisti. Ama zaman bitti ve bu sözler anlamsızlastı.
Küresel ekonomik krizin siyasal krize, güç kaymalarına, jeopolitik çözülmeye yol açtıgını görecegiz. Ortadogu sokaklarındaki öfkenin çok yakında Amerika ve Avrupa sehirlerini de kapladıgını görecegiz. Kendi içine kapanan, derin sorunlarıyla yüzlesen, konforu bozulan, bir süre sonra birbiriyle hesaplasmaya baslayanların bu cografyada denetim saglamaları mümkün olmayacak.
Onların İslam'la hesaplasması bitti. Çok kan aktı, yüzbinlerce insan öldü, ülkeler harap oldu ama kaybettiler. Bundan sonra kaybedislere tanık olacagız. İslam'ı ehlilestirme, Müslümanları dize getirme dönemi sona erdi. Ya barıs içinde yasayacaklar ya da bu cografyadan çekip gidecekler…
01.11.2011
İbrahim Karagül / Yeni Safak