
Basörtüsü Tereyagından Kıl Çeker Gibi Hallolur mu?
Basörtüsünün özgürlesmesi konusunda Diyanet görevini yaptı, Din isleri kurulu bilimsel görüsünü verdi. Toplum ve STK’lar görevlerini yapıyorlar sıra siyasete geldi.
Sembol konu Basörtüsü veya Türban daha ne gibi kırılmalara gebe ne gibi planların parçası bilemiyoruz. Hem siyasetin hem de insan hakları aktivistlerinin de sınavı olan bir konu oldugu da kesin.
Bugünün konjontüründe basörtüsü sorununu çözmeyi kabule hazır bir toplum bes yıl öncesine göre anlamlı derecede daha yüksek orandadır.
Haber Türk’ten Balçiçek İlter’in önemli kıyaslaması es geçilmemelidir. Bedelli askerlik konusunda siyasi iktidar hata yapmaya devam ediyor. Çözülmesi gereken bir sorun vardı. Resmi rakamlara göre 1 070 000 bin genç asker kaçagı durumunda. Bir o kadarda yüksek lisans, doktora, yurtdısı is… gibi yollarla askere gidilemiyor.
Askere alma sistemi bozuk ve iyi islemiyor. On senede bir tıkanıyor. İnsanları birebir acıtan sorun var. Siyaset çözüm bulma makamı çözüm bulamadı. Vergi kaçagını çözmede basarılı hükümet asker kaçagı konusunu çözmede aynı basarıyı gösteremedi. Patlama noktasına gelmis sorun milliyetçi refleks korkusu ile ertelendi. Sonunda asker kökenli CHP Milletvekili Rasim Çakır’ın Kılıçdaroglu’nun ikna etmesi ile bir tabu muhalefet insiyatifi ile çözüme yaklastı.
Aynı durum basörtüsü sorunu içinde geçerli. Geleneksel örtülü bir milletvekilini muhalefet TBMM’ye sokarsa iktidar almayacak mı? MHP basörtülü vekil seçerse red mi edilecek? Yeni gelenek veya klasik basörtüsünün modern versiyonu olan türban tipi örtünme ile TBMM’ye bir vekil girerse ne olur?
Geçtigimiz günlerde anne ve kız Anadolu’nun bir köyünden muayeneye gelmislerdi. Anne geleneksel baglamalı basörtüsü kızı türban tipi basörtüsü takıyordu. Bu görüntüde irtica arayana paranoya teshisi koyulur diye düsündüm.
Orduevlerine anne girer kızı giremez dedigimiz igne kontrolü yapılan örtünme biçiminde bir örtünme kontrolü iyice zayıfladı. Orduevleri de üniversiteler gibi çözüm ürettiler. Fenerbahçe orduevinde bile farklı kapı kullanılarak kıyafet fetisizmindeki tabu yıkıldı bile.
Kıyafet kontrolü orduevlerinde bile dogru dürüst yapılmıyorken TBMM’de tüzükte olmayan bir uygulama yapılsın anlasılır gibi degil.
İrtica histerisi tutanları ciddiye alan Yargıtay Bassavcısı olsa bile bir kapatma davasının referandum kültürünü ve Anayasa reformunu hızlandırmaktan baska bir sonuç dogurmayacagını artık herkes görüyor. Artık Türkiye degisti ve siyaset bu sorunu çözme makamıdır.
Kurulu düzenin Merve Kavakçı olayında oldugu gibi “Haddini bildirme veya ajan provokatör edebiyatı” yapacagını sanmam. Yapsa bile TBMM’ye yürüyecek Harp Okulu ögrencisi mi var? Generaller TBMM izleyci locasında oturup darbe sopasını kullanacaklar diye korkuyorsak o günler çok geride kaldı.
Harp Okulunda bu gün halk isyanı olursa nasıl davranırız dersleri verilirken,irtica paranoyasına inanan kimse kalmamısken, siyasetin artık basörtüsü konusunda öz güven sahibi olmasını beklemek en makul yol gözüküyor.
Siyaset risk alma meslegidir. 2007’de risk alınmasaydı AKP bu toplum destegini alabilir miydi? Merhum Adnan Menderes ezanı özgürlestirerek büyük risk almıstı. Bu risk onun arkasında toplum destegi ile bir noktaya kadar yetti.
Bugün basörtüsü konusunda toplum destegi en az ezan özgürlügü kadar var. Fakat Menderes döneminde olmayan dört sey daha var. Aydın destegi, medya destegi, STK destegi ve AB sürecinin islemesi.
Hükümet tereyagından kıl çeker gibi meseleyi halletmeye çalısırken demirin tavını kaçırabilir. Tereyagı gider elinde kılı kalıverir. Muhalefet eski muhalefet degil, sivil toplum eski sivil toplum degil, Ordu eski ordu degil.
Sadece bazı mecali kalmamıs gizli komiteler var. Onlarda toplumsal korkulardan güçlerini alıyorlardı. Eger siyaset cesur olursa toplum, aydınlar siyaseti yalnız bırakmayacak. Komitelerin güçlerinin en aza inecegini insallah hep birlikte görecegiz.
Basörtüsünün özgürlesmesi konusunda Diyanet görevini yaptı, Din isleri kurulu bilimsel görüsünü verdi. Toplum ve STK’lar görevlerini yapıyorlar sıra siyasete geldi.
Ben bile bu yazıyı 1999’da yazamazdım. Yazsam bile yayınlayacak yer bulamazdım.
Basörtüsünün özgürlesmesi konusunda riskin en az oldugu dönemdeyiz birileri ile pazarlık yapmaya gerek yok , ilkeli siyaset, delikanlı siyaset bize daha çok yakısıyor. Hangi partiden olursa olsun, temsil kabiliyeti yüksek, genç, basarılı, yetenekli, dil bilen basörtülü vekilleri TBMM’ de görme zamanı geldi.
MHP böyle bir taktik uygularsa tabanı Ergenekon sanıgı Engin Alan’ı bile benimser diye düsünüyorum.
21.03.2011
Nevzat Tarhan/Haber7