
Avrupa’da 2011 yılının “yükselen yıldızı” asırı sag oldu. Norveç’te yasanan katliam ve Almanya’daki neo-Nazi cinayetleri ise bu hareketin yıllarca gözlerden uzak kalan yeraltındaki yapılanmasını ortaya çıkardı.
Ekonomik krizle bogusan Avrupa’da 2011 yılının “yükselen yıldızı” asırı sag oldu. Norveç’te yasanan katliam ve Almanya’daki neo-Nazi cinayetleri ise bu hareketin yıllarca gözlerden uzak kalan yeraltındaki yapılanmasını ortaya çıkardı.
Avrupa ülkelerinde asırı sagcı akımın son yıllarda güçlenmesinde üç önemli faktör rol oynadı. Bunlar, ekonomik bunalımın neden oldugu suçlu arayısının artan göçmen nüfusu hedef alması, asırı sagcı grupların internetteki sosyal medya aglarında güç kazanması ve asırı sagcı ideolojileri siyasi araç olarak kullanmayı basaran politikacılar olarak sıralanabilir.
İngiltere merkezli düsünce kurulusu Demos, yaz aylarında 11 ülkedeki 14 asırı sagcı parti ve sokak hareketine üye 10 bin kisiyi kapsayan bir arastırma yaptı. Arastırma sonuçları, asırı sagcıların Avrupa’daki hükümetler tarafından izlenen politikaları basarılı bulmadıgını ve gelecekte İslam’ın kıtada büyük bir nüfuza sahip olmasından endise duyduklarını gösterdi.
EKONOMİK BUNALIM TEPKİ DOGURDU
Avrupa’nın Büyük Buhran’dan bu yana içine düstügü en büyük ekonomik kriz, kıta halkının endiselerini göçmenlere yönlendiren bir rol oynadı. Gelecegin belirsizligi, vaat edilen degisikligi sunamayan politikacılara duyulan öfke ve çıg gibi büyüyen issizler ordusu, Avrupa’da “bir günah keçisi arayısı” dogurdu.
Avrupa Konseyi Yabancı İliskiler Konseyi üyesi Thomas Klau, “1930’lu yıllarda asırı sagcı partilerin ortak noktası Yahudi karsıtlıgıydı. 21’inci yüzyılda bu Müslüman karsıtlıgına dönmüs durumda” yorumunu yaptı.
İNTERNETİN GÜCÜ
Demos arastırması, asırı sagcı grupların destek bulmasında Facebook’tan fazlasıyla yararlandıklarını ortaya koydu.
Demos, dünyanın en büyük sosyal medya agında Avrupa’daki 14 asırı sagcı örgütü destekleyen 450 bin kisi oldugunu tespit etti. Bu rakamın üçte ikisini 30 yasın altındaki gençler, yine üçe ikisini erkekler olusturuyordu. En önemli veri ise Facebook’taki asırı sagcı örgüt üyelerinin yarısının issiz olmasıydı.
İnternet, geleneksel olarak özgürlükçü olarak bilinen Hollanda ve İskandinavya ülkeleri basta olmak üzere, asırı sagcı partilerin sekiz ülkede oylarını artırmasına yardım etti. Ayrıca, İngiltere Savunma Ligi (EDL), Casa Pound ve Bloc Identitaire gibi sokak hareketlerinin taraftar bulmasını kolaylastırdı.
YENİ NESİL POLİTİKACILAR
Asırı sagcı görüsleri destekleyenlerin bir kısmı, göçmenleri “bir sürü çocuk yapan ve onları çok kötü büyüten insanlar” olarak görürken, digerleri de İslam’ın kısaca liberal demokrasiye karsı geldigini savunuyor. Hollanda Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders gibi politikacılar seçmenlere, “eger geleneklerinizi korumak adına hareket ederseniz ırkçılık yapmıs olmazsınız” mesajını veriyor ve bu düsüncelere sahip seçmeni cesaretlendiriyor.
Nottingham Üniversitesi’nden Matthew Goodwin, “Yeni popülist-ulusalcı liderlerin temel noktası Wilders’in savundugu görüs. Seçmenler, bu yaklasımın eski asırı sagcı görüsten farklı oldugunu görüyor. Avrupa’da seçmen artık açık seçik ırkçılık yapmakla harekete geçmiyor” ifadesini kullandı.
Irkçılık politikaları uzmanı Gavan Titley ise “Son yıllarda Avrupa’daki partilerin kullandıgı dil ‘terörle mücadele.’ Halk, artık her liberal degeri savunmak adına partilerin onlara ögrettikleri dili kullanıyor” yorumunda bulundu.
LİDERLERİN İTİRAFI
Avrupa’da asırı sagcı akımın güçlendigini resmen kabul eden en önemli unsurlardan biri, üç önemli ülkenin liderinin yaptıgı açıklamalar oldu. Almanya’nın göçmenlere kucak açan Basbakanı Angela Merkel, Ekim 2010’da, “Çok kültürlülügün tamamen basarısız oldugunu” itiraf etti.
Avrupa’yı sok eden Norveç katliamı sonrasında liderlerin karamsar tutumu devam etti. Nüfusunda çok sayıda göçmen barındıran İngiltere’nin Basbakanı David Cameron, Subat ayında, “Onlarca yıldır izlenen çok kültürlülük politikasının, radikal İslam’ın güç kazandıgı ayrılıkçı topluluklar yarattıgını” söyledi.
29.12.2011
Hürriyet