Yeni Sömürgeciliğin Hayat Damarı: Terör
Yeni Sömürgeciliğin Hayat Damarı: Terör
Son yıllarda Ortadoğu coğrafyasında gerçekleşen ve bu kadim coğrafyada yer alan devletlerin, küresel sistemin neo-emperyal politikaları tarafından yeniden dizayn edilmeye başlandığı Arap Baharı sürecinden sonra, küresel aktörlerin bölgedeki birinci hedefinin Türkiye olacağı bilinmekteydi. Zira coğrafyamızda Arap Baharı süreci ile birlikte derin bir kaosa sürüklenen ülkeler için, bölgenin tek toparlayıcı gücünün Türkiye olduğu açıktı. Nitekim yalnızca birkaç yıl içerisinde söz konusu devletlerin hemen hepsine “diz çöktürülmüş”, son olarak İran da, nükleer faaliyetleri üzerinden sürdürülen müzakerelerde küresel sistemi temsil eden devletlerle antlaşma imzalayarak bu odaklarla bir anlamda uzlaşmış oldu. Bu nedenle küresel sistem bölgede çıkarlarını bozacak tek ülke olarak Türkiye’yi hedefe koydu. Son dönemde hızla artan terör olayları ile Türkiye’nin köşeye sıkıştırılmak istenmesinin arkasında yatan temel sebep budur ve terörün siyasi, finansal ve istihbarat destekçisi küresel güç odaklarıdır.
Türkiye son yıllarda bölgesel bir güç olarak öne çıkmasının yanında, siyaset, ekonomi, demokrasi, özgürlükler, sivilleşme gibi pek çok alanda önemli atılımlar gerçekleştirdi. Özellikle bugün teröre bahane olarak öne sürülen “Kürt Sorunu” ve “özgürlükler” bağlamında, 20 yıl öncesi ile mukayese edildiğinde hayal dahi edilemeyecek ve teröre bahane edilen argümanları boşa çıkartacak gelişmeler yaşandı. Buna karşın bugün terör örgütü ve ona destek veren dışarıdaki küresel güçlerin ve içerideki siyasi mekanizmaların, artık reel bir karşılığı olmayan bu söylemleri kullanmaya devam ettikleri görülüyor. Her fırsatta şiddeti körükleyen, devletin halkla arasındaki güven bağının yeniden tesis edildiği “Çözüm Süreci”nde dahi bu tavrını sürdüren, geçtiğimiz yıl Ayn-el Arab’ı (Kobani) bahane ederek kitlesel bir çatışma ortamı için çığırtkanlık yapan bu anlayış, bugün de bu tavrını sürdürerek küresel sistemin taşeronluğunu yapmaya devam ediyor. 
Bütün bunlar, geçmişte haçlıların bugün de küresel sistemin Türkiye ile büyük bir hesaplaşmaya giriştiğini ve bu hesaplaşmayı daha önce de benzerlerine şahit olduğumuz yöntemleri kullanarak sürdürdüğünü gösteriyor. Terör eylemlerinin hedefinde ülkemizin sinir uçları var, ancak toplumumuz yaşadığı acı tecrübelerden edindiği birikim, deneyim ve olgunlukla, ülkemizde bir iç çatışma ortamı oluşturmak isteyenlere fırsat vermeyecektir. Bu yüzden asıl mücadele içimizdeki akletmeyenlere değil, coğrafyamıza musallat olan küresel güç odaklarına karşı olmalıdır.
 
  
BASIN BİLDİRİSİ / 12 Eylül 2015 Pazartesi
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul  
 
Kayıt Tarihi : 7 - 9 - 2015
Bu sayfa 1345 defa ziyaret edilmiştir.