“YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE…
“YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE…
"YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE…" başlıklı basın açıklamamız, UHİM Merkezinde Genel Başkan Veysel Başar tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

 Varlıkların içerisinde aklı ve emaneti yüklenmiş insanı farklı kılan en önemli özellik, diğer tüm canlılar ve doğa ile uyum içerisinde yaşayabilmesidir. İnsan kendi hukuku ile birlikte diğer tüm varlıkların da hak ve hukukunu korumakla mükelleftir. Bu yükümlülüklerini yerine getirdiği müddetçe hem kendi fıtratına, hem de tabiata zarar vermeden huzurlu bir hayat yaşaması mümkün olacaktır.
    Ülkemizde son günlerde yaşanan orman yangınları, birçok farklı açıdan soruşturmaya muhtaç bir durum arz etmektedir.
     Mevsim şartları etkisiyle ülkemizde olduğu gibi dünya genelinde birçok ülkede de orman yangınları görülmektedir. Ancak ülkemizdeki yangınların, aynı anda birçok farklı noktada başlaması, genel olarak turistlerin yoğun bir şekilde tercih ettikleri turizm bölgelerinde yer almaları, ayrılıkçı terör odaklarının orman yakmayı ima eden açıklamalarıyla eş zamanlı vuku bulması, birtakım şüpheleri de beraberinde getirmektedir.

    Bu yangınlar sebebi ile Türkiye, hem maddi, hem de manevi olarak büyük kayıplar ile karşı karşıya kalmıştır. Bir yandan salgının olumsuz etkileriyle mücadele ederken, diğer yandan küresel güç odakları tarafından açıkça hedef alındığı bilinen ülke ekonomisi, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak bir gelir kaleminden daha mahrum bırakılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Daha da önemlisi ve vahim olanı; milli servetimiz ve birçok insanımızın yaşam kaynağı, ülkemizin akciğerleri ormanlarımız yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalmış, ormanlarımızdaki yaban hayatı büyük bir katliama maruz kalmıştır. Bütün bu kayıpların yanı sıra, geri gelmesi mümkün olmayan yanarak kül olan köylerle birlikte, oralarda yaşayan halkımızın hatıraları, tarihi de kül olup gitmiştir. Bu maddiyatla hiçbir şekilde telafi edilemeyecek derecede büyük bir kayıptır.
   Son dönemlerde ülkemizde etkisini iyice hissettiren kuraklık ve çölleşme tehlikesi, bu orman yangınları ile birlikte daha da artmıştır.
  Ülke olarak yaşadığımız bu zor günlerde, olayları çarpıtmak suretiyle mecrasından çıkarmak ve ortaya konulan tüm çabaları, halkın gayret ve dayanışmasını görmezden gelerek siyasi çıkar elde etmeye çalışmak, başta afetzede vatandaşlarımız olmak üzere tüm millete karşı yapılacak en büyük kötülüktür.
  Bugün; kenetlenme, dayanışma, birlik ve beraberlik içerisinde yaralarımızı hep birlikte sarma günüdür. İçeride ve dışarıda Türkiye’nin zaafa düşmesini bekleyenlere karşı ormanlarımızın yeniden ihyası için seferberlik günüdür.
  Bu vesileyle çıkan orman yangınlarında hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza ve şehitlerimize Allah’tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.
     Canlı hayatına kast eden sorumluların bir an önce yakalanarak adalete teslim edilmesini ve ayrıca bu konuyla ilgili müeyyidelerin insanlık suçu kapsamında, en ağır cezaları içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini bekliyoruz.
      Ormanlarımızın her türlü tehlikeden korunması için merkezi ve yerel yönetimler başta olmak üzere fert fert her insanımıza ve her kurumumuza görevler düşmektedir. Bu konuda uzun vadeli ve etkili bir eylem planı hazırlanmalı ve takibi titizlikle yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; yangınla mücadelenin en etkili yolu yangın çıkmasına engel olmaktır.
                                                                                                       
BASIN BİLDİRİSİ / 02 Ağustos 2021 Pazartesi
    Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi
Kayıt Tarihi : 2.8.2021
Bu sayfa 210 defa ziyaret edilmiştir.