UCM Suriye’deki Sivil Ölümlerine Neden Sessiz?
UCM Suriye’deki Sivil Ölümlerine Neden Sessiz?
“UCM Suriye'deki Sivil Ölümlerine Neden Sessiz?” başlıklı basın açıklamamız UHİM Hukuk Direktörü Mustafa Demiral tarafından kamuoyuna sunuldu.
 
Suriye’de 2011 yılından bu yana devam eden kaos ve içsavaş, yüzbinlerce Suriyelinin hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın mülteci konumuna düşmesine ve ülkenin fiilen parçalanmasına yol açmıştır. Bu sancılı süreç halen devam etmekte, Suriye’nin dramı her geçen gün daha da vahim bir hal almaktadır. Özellikle son dönemde ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda her gün yüzlerce sivil yaşamını yitirmektedir. Silahlı unsurların hedef alındığı iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonlar bugüne kadar çoğunluğu kadın ve çocuk binlerce sivil Suriyelinin yaşamına mal olmuştur.
Bir tarafta bu acı tablo yaşanırken, diğer tarafta uluslararası sorumluluk taşıyan kimi kurumların sürece karşı ne derece duyarlı davrandığı tartışmalıdır. Yıllardır Suriye’de yaşanan dram karşısındaki tavrı uyarı ve temenniden öteye geçmeyen Birleşmiş Milletler Teşkilatı bir yana, dünyanın birçok bölgesinde yaşanan sorunlarda yargılama kararı alan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) de, bugüne kadar Suriye için herhangi bir adım atmamıştır. 
Bilindiği üzere UCM Statüsü ile mahkemede dava açılabilmesi için 3 başvuru yolu öngörülmüştür. Bunlar:
1. UCM sözleşmesine taraf olan bir devletin talepte bulunması,
2. BM Güvenlik Konseyi’nin başvuru kararı alması
3. UCM Savcılığı’nın başvuruda bulunmasıdır.
UCM Statüsü’ne taraf olan 123 devletin, kimyasal silahların da kullanıldığı bu operasyonlar esnasında işlenen ve UCM’nin yetki alanına giren, insanlığa karşı suçlar, soykırım, savaş ve saldırı suçları ile alakalı olarak birinci yolun işletilmesi noktasında duyarsız davrandıkları görülmektedir.
BM Güvenlik Konseyi’nin başvuru kararı alması yönündeki ikinci yol, Suriye’de hava operasyonları gerçekleştiren ülkelerin bizzat BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkı sahibi daimi üyeleri olması (Rusya, ABD, Fransa, İngiltere) sebebiyle ortadan kalkmaktadır. UCM’nin bu yapısal özelliği, Suriye örneğinde olduğu gibi, yasal süreçlerin işletilmesini BMGK Daimi Temsilcisi beş devletin inisiyatifine bırakmaktadır. Ancak BMGK’nın bu beş daimi üyesi dışındaki mevcut diğer geçici üye devletlerin (Angola, Çad, Şili, Ürdün, Litvanya, Malezya, Yeni Zelanda, Nijerya, İspanya ve Venezuela’nın) konuyu en azından Güvenlik Konseyi’ne getirip tarihe not düşülmesi bakımından herhangi bir irade göstermemeleri de düşündürücüdür.
UCM Savcılığı’nın, ayrıntıları her gün medya kuruluşlarınca neredeyse canlı olarak yayımlanan olaylarla ilgili olarak doğrudan harekete geçmemiş olması, üçüncü ve son seçeneğin uygulamaya konulması ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır. UCM Savcılığı’nın bu tavrını sürdürmesi, UCM’nin işlevinin sorgulanmasını kaçınılmaz kılacak, devam etmekte olan ve ileride açılacak soruşturmaların sıhhati açısından dünya kamuoyunda soru işaretleri doğuracaktır.
UHİM olarak, UCM’yi, Rusya, ABD, Fransa, İngiltere ve diğer devletlerle Esad rejiminin Suriye’de gerçekleştirdiği askeri operasyonlarda yaşanan sivil ölümlerine sessiz kalmaktan vazgeçmeye, bu operasyonların başta Beşşar Esad olmak üzere, karar vericileri ve uygulayıcıları hakkında yargılama kararı almaya davet ediyoruz.
 
 
 
BASIN BİLDİRİSİ / 01 Aralık 2015 Pazartesi
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul
 
 
 
  • Suriye’deki Sivil Ölümleri Karşısında UCM’nin Sessizliği Protesto Edildi!
Kayıt Tarihi : 1 - 12 - 2015
Bu sayfa 2041 defa ziyaret edilmiştir.