Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız…
Canlı yaşamının her alanına sirayet eden ihlallerle dolu bir yılı daha geride bıraktık.
Siyaset ve hukuk alanında yaşanan gelişmelere baktığımızda; Ortadoğu coğrafyasında yaşananların bu coğrafyada yaşayan yüzmilyonlarca insan için kazanıma dönüştüğünü söylemek oldukça iyimser bir yaklaşım olacaktır. Öte yandan ‘Arap Baharı’ sürecindeki gelişmelerle hareketlenen çevre bölgeler büyük bir ateşin içine çekilirken, bu ülkelerden Mali, 2012 yılında özellikle Fransa’nın başını çektiği bir kampanyayla dış müdahaleye açık hale getirildi ve geçtiğimiz günlerde belki de yıllarca sürecek olan Mali Operasyonu başlatıldı.
21. yüzyılın Asya yüzyılı olacağı söylenedursun, başta ABD olmak üzere Batılı güçler Asya kıtasındaki stratejik bölgelerde söz sahibi olabilmek için kıyasıya bir mücadele içine çoktan girdiler bile. Küresel aktörlerin bölge üzerindeki çıkar çatışmaları büyük felaketlerin yaşanmasına sebebiyet verirken, başta İsrail politikaları altında yarım yüzyılı aşkın bir süredir ezilen Filistin olmak üzere, Patani’den Arakan’a, Kesmir’den Doğu Türkistan’a kadar pek çok bölgede zulüm devam ediyor.
Son yıllarda Avrupa’da tırmanışa geçen ayrımcı politikalar ve bu bağlamda artan ırkçılık ve İslamofobi, 2012 yılında da başta Müslümanlar olmak üzere, Avrupa’da bulunan farklı dil, din, ırk ve etnik kökene mensup milyonlarca insan için hayatın her alanında büyük mağduriyetlere sebep olmaya devam etti. Düşünme, düşündüğünü ifade etme, eğitim imkanlarından yararlanma, inancının gereklerini yerine getirme, siyasi alanda temsil edilme, seyahat etme, örgütlenme ve daha pek çok alandaki ayrımcı ve İslamofobik uygulamalar, uygarlığın temsilcisi ve özgürlüklerin koruyucusu olduğu iddiasındaki Avrupa’nın, iddialarının gerçekliği noktasında önemli şüpheler doğuruyor.
Ekolojik denge insanoğlunun acımasız ve hesapsız uygulamalarıyla altüst oluyor. Hayvan türleri eğlence sektöründe, sirklerde ve petshoplarda son derece sağlıksız şartlarda tutuluyor ve işkenceye maruz kalıyor. Benzer şekilde kozmetik sektörünün yaptığı vahşi deneylerde de her yıl milyonlarca hayvan öldürülüyor. Öte yandan aşırı tüketim dolayısıyla dünya üzerindeki doğal kaynaklar hızla tükeniyor. Küresel şirketlerin uygulamaları, bilinçsiz kullanım ve hukuki tedbirlerin yetersiz oluşu gibi sebeplerle çevre kirliligi hızla artıyor, su kaynakları kuruyor ve dünya felakete sürükleniyor.
Sağlık alanında da pek çok ihlal yaşanmaya devam ediyor. Bu alanda yaşanan ihlallere kısaca değinmek gerekirse; özellikle Afrika’da birincil önleme tedbirleri alınamadığı için her yıl milyonlarca insan hayatını kaybederken, bunun en önemli nedenini sınır ötesi kaynaklardan gelen çevre kirliliği teşkil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre tüm ilaçların yarısından fazlası uygunsuz şekilde reçete ediliyor, dağıtılıyor ve satılıyor. Gelişmiş ülkeler zamanla çevrelerine duyarsız hale gelirken sanayilerini kendi ülkeleri dışında kurma yoluna giderek bir anlamda kirlilik ihraç ediyorlar. ABD ve AB ülkeleri özellikle Afrika ülkelerine toksik atıklarını para karşılığında ihraç ediyorlar. Öte yandan gıda israfı da bu ülkelerde dünyanın geri kalan kısmına göre çok daha yüksek sayılabilecek 280-300 kg’a ulaşmış bulunuyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, insanların tüketeceği gıdaların yaklaşık 1/3’ü israf ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre çoğu Afrika ve Ortadoğu’da 780 milyon insan yeterli suya ulaşamazken, 2.5 milyar insan da temiz su kaynaklarından yoksun. Yılda 5 milyondan fazla kişinin sigara içimi, 600 bin insanın da sigara dumanına maruz kaldığı için hayatını kaybettiği dünyamızda, alkol kullanımının da her türlü suçla doğrudan ilişkili olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konuyor. Ancak küresel pazarlama stratejileri yeni tütün ve alkol bağımlıları üretmek için 14 yaşından küçük çocukları hedef alıyor.
Kültür-Sanat alanında yaşanan gelişmelere bakıldığında, özellikle uluslararası kurumların, küresel aktörlerin dünya üzerindeki politikalarını meşrulastırıcı bir misyon üstlendiği açıkça görülecektir. Nobel’den Oscar’a, Altın Küre’den Grammy’ye kadar dünya üzerinde büyük ilgiyle takip edilen festival ve ödüllerin de benzer bir amaca hizmet ettiği söylenebilir. Nitekim 2012 Nobel Barış Ödülü Avrupa Birliği’ne, Altın Küre ödülleri ise İslamofobik yapımlara verildi.
Öte yandan başta ABD olmak üzere küresel aktörlerin dünya üzerinde sürdürdüğü işgaller özellikle İslam medeniyetinin binlerce yıllık kültür mirasını yok ediyor. Afganistan’dan Filistin’e, Irak’tan Suriye’ye, Mali’den Sudan’a kadar dünyanın dört bir yanında sürdürülen işgal ve operasyonlarda ibadethaneler, okullar, kütüphaneler, müzeler, tarihi yapılar ve en önemlisi medeniyetlerin kalbi konumundaki şehirler yerle bir ediliyor.
Ekonomi alanında özellikle bankaların ve küresel finans kurumlarının ihlalleri devam ediyor. Gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın diğer ülkelerinde AVM’lerin hızla artması, bankaların akıl almaz oyunları, kredi kartlarının yaygınlaşması ve aşırı tüketimi teşvik eden reklamların özendirici etkisiyle, gelir düzeylerinin ve harcama kapasitelerinin hiçe sayılarak hesapsızca tüketildiği görülüyor. Bu da yüzmilyonlarca insanı bankalara ve büyük finans kurumlarına bağımlı hale getiriyor. Yapılan araştırmalar bugün dünyanın en önemli sorunlarından olan açlık ve yoksulluğun en önemli sebeplerinden birinin de aşırı tüketim ve israf olduğunu ortaya koyuyor. Öte yandan küresel hegemonik sistemin finans sektöründe gerçekleştirdiği trilyonlarca Dolar’lık manipülasyonlar devam ediyor. Özellikle ABD menşeli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının desteğini arkasına alan ve Türkiye’de de varlığını güçlü bir şekilde hissettiren faiz lobileri, yersiz korkular ve endişeler üreterek ülkelerin kaynaklarını sömürüyorlar.
Medya; ayrımcılığı, şiddeti ve nefreti körükleyen söylemini sürdürüyor. Özellikle ABD ve Avrupa medyası, kendi ülkelerinin dünya üzerinde sürdürdükleri işgallere sürekli karartma uygularken, ülkeleri işgale uğrayan milyonlarca sivili terörist olarak lanse etmekten çekinmiyor. Geçtiğimiz yıl özellikle Suriye ve Mali’de yaşanan gelişmeler uluslar arası medya organları tarafından manipüle edilerek dünya kamuoyuna küresel aktörlerin istediği biçimde yansıtıldı.
Eğitim sahasında yaşanan ihlaller gelecek nesillerin sağlıklı bir şekilde yetişmesinin önünü tıkıyor. Türkiye’de gerek mevcut anayasa ve yönetmeliklerde yer alan yasal düzenlemeler, gerekse okullarda kronikleşmiş statükocu, tektipçi ve baskıcı uygulamalar devam ederken, eğitim sistemi, sınavlar ve okul hayatı ile ilgili sürekli değisen düzenlemeler de bu alandaki çözüm arayışlarının istenen neticeyi vermediğini gösteriyor. Öte yandan ticari bir sektör haline gelen eğitim dünyanın dört bir yanında bu mantaliteyle sürdürülürken, sömürgeci zihniyetin özellikle Asya ve Afrika’daki uygulamaları bu bölgelerdeki egemenliklerini sürdürme kaygısıyla sekilleniyor.
Tarih ve toplum alanında geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar tam bir dejenerasyona tekabül ediyor. Yönetimlerin tarihi mirasa ve toplumun değerlerine karşı giriştiği yanlış müdahaleler ve popülist uygulamalar, medyanın toplum üzerindeki etkileri ve küreselleşmenin yıkıcı etkileri bu bağlamda zikredilebilir. Özellikle son yıllarda hızla artan AVM’ler çarşı kültürünü, gökdelenlerse mahalle ve komşuluk kültürünü yok ediyor.
Hak ihlali tanımlamasını, ihlallerin yalnızca özgürlük alanlarına yapılan müdahalelerden ve savaş alanlarında yaşanan hukuksuzluklardan ibaret olduğu algısını değistirmek ve canlı yaşamını ilgilendiren bütün alanlarda bir hesap sorma bilinci oluşmasına katkı sağlamak amacıyla her yıl hazırladığımız ‘Dünya Hak İhlalleri Raporu’nu ihlallerin yaşanmadığı, daha adil, daha huzurlu bir dünya temennisiyle dikkatinize sunuyoruz.
RAPORLARIMIZ
Süreli Yayınlar
Raporlar
Kitaplar
Ülke İhlal Karneleri
Broşürler

Ek Dosyalar
- 2012-dunya-hak-ihlalleri-raporu-1008-d.pdf
- 2016-dunya-hak-ihlalleri-raporu-1779-d.pdf
- 2011-dunya-hak-ihlalleri-raporu-1141-d.pdf
- 2017-dunya-hak-ihlalleri-raporu-2116-d.pdf
- 2013-dunya-hak-ihlalleri-raporu-8149-d.pdf
- 2014-dunya-hak-ihlalleri-raporu-855-d.pdf
- 2010-dunya-hak-ihlalleri-raporu-5871-d.pdf
- 2015-dunya-hak-ihlalleri-raporu-basin-aciklamasi-malta-kosku´nde-yapildi-1321-d.pdf
- 2015-dunya-hak-ihlalleri-raporu-yayimlandi-4543-d.pdf