Statüko Elinde Siyasî Oyuncak ‘Kutsal Değerler’
Statüko Elinde Siyasî Oyuncak ‘Kutsal Değerler’
Statükocu zihniyetin boy gösterdiği ülkelerde yaşanan krizler, hemen her dönemde kendini yoğun biçimde hissettirmektedir. İnsanlığın kutsal ve manevî değerlerini saygısızca hiçe sayarak siyasete alet eden söz konusu anlayış, bu yolla binlerce yıllık medeniyet birikimlerini tahrik ve tahrip etmektedir. Bugün Avrupa ülkelerinin birçoğunda, insanlığın kutsal değerlerine yasaklamalar getirilmekte, toplum sosyal, kültürel ve ekonomik yönden statükonun benimsediği biçimde şekillendirilmeye çalışılmaktadır.
Örneğin, çok yakın bir geçmişte 400 bin Müslüman nüfusun yaşadığı bir ülke olan İsviçre'de patlak veren ‘minare krizi’, statükocu uygulamaların en bariz örneklerinden sadece biridir. Ayrıca Avrupa'nın farklı kesimlerinde, kültürel değer ve inançlarından ötürü ötekileştirilen ve ayrımcılığa maruz bırakılan örneklere rastlamak mümkündür. Tüm bu yaklaşımlar hemen her dönemde statükocu zihniyetin imzasıyla gerçekleşmiştir.
Yaşanan bu gayriinsanî ve gayriahlâkî uygulamaların bir örneği de, bugün ülkemizin büyük dönüşümler yaşadığı anayasa değişikliği referandumu arefesinde vuku bulmuştur. Burada göze çarpan nokta statükocu zihniyetin, Müslümanlar ve Hristiyanlar için kutsallık ifade eden unsurları kendi siyasî emellerine alet etmesidir.
Anayasa değişikliğine yönelik gerçekleştirilecek olan referandum tarihi yaklaşırken, statükocu zihniyetler, referandumun kendi lehlerine bir sonuçla neticelenmesi için ortaya farklı tepkiler koymuş, "AKP'nin Hazırladığı Anayasa Paketine Neden Evet" konu başlığı ile hazırladıkları bidirilerde "Müslüman Kadınların Rahibe Gibi Örtünmesi İçin Evet..." ifadesiyle insanlığın kutsal değerlerine ağır bir darbe indirmiştir. Söz konusu ifade, yalnız Müslümanların değil, Hristiyanların da kutsalına ve onuruna yapılmış bir hakaretten müteşekkildir.
Bu saygı ve etikten uzak yaklaşımların, dünya halkları tarafından tepkiyle karşılanması ve insanlık onurunun layık olduğu konuma kaldırılmasından yana taraf olunması, bir sosyal sorumluluk olarak yapılacak ilk eylem niteliği taşımaktadır.


BASIN BİLDİRİSİ / 5 Eylül 2010
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul

Kayıt Tarihi : 5 - 9 - 2010
Bu sayfa 1103 defa ziyaret edilmiştir.