SİZİ TANIYORUZ!
SİZİ TANIYORUZ!
SİZİ TANIYORUZ!
 
Yüz yıllık Cumhuriyetin, kendi iç dinamiklerinden kaynaklanmayan, darbelerle dizayn edilmiş bir tarihi var neredeyse. Darbeyi bir yöntem olarak kullanan bu vesayetçi yaklaşımın ve küresel güçlerin, değerlendirdikleri enstrüman ve gerekçeler duruma göre farklılık göstermekle beraber ana hedefleri hiçbir zaman değişmemiştir: “Ülkeleri topyekûn bir zafiyet içerisine düşürerek, varlıklarını ancak hegemonik sistemin çıkarları doğrultusunda sürdürmelerine izin vermek.”
 
Türkiye son dönemlerde her sahada tarihsel derinliğini ortaya çıkaracak adımlara yönelmiştir. Kendi gündemi ve siyasetini oluşturma çabasıyla bu durumu kalıcı hale getirebilmenin gayreti içindedir. Bulunduğumuz coğrafyayı öncelikli hedef alan küresel güçlerin, adeta mülteci mezarlığı haline getirdiği Akdeniz ve Ege Havzası’nda Türkiye, insanlığa ilham veren bir anlayışı ortaya koymaktadır. Bu durum bölgemizin sosyolojisini emperyal güçler aleyhine etkilemektedir.
 
Öte yandan enerji koridorları ve ticaret yollarının merkezinde yer alan Türkiye, birbirine rakip güç odaklarının mücadele alanı haline getirilmek ve kısa vadede iç siyaset dizayn edilerek siyasi istikrarsızlık oluşturulmak istenmektedir. Bununla beraber gerçekleştirdiği ekonomik askerî ve siyasi hamleler, Türkiye’yi müdahale edilen devletler arasından çıkarıp, strateji geliştiren devletler arasına taşımıştır. 
 
Bu münasebetle, mavi vatan dâhil tüm ülke sınırlarının korunması, boğazların güvenliğinin sağlanması, Doğu ve Orta Akdeniz’deki stratejik üstünlüğün elde tutulabilmesi ve mîllî bilincin teyit edilmesi birinci öncelik haline gelmiştir. 
Hâl böyle iken, çeşitli bahanelerle kimi insanların hava limanı ve Kanal İstanbul gibi stratejik projelerin iptalini şart koşmaları, bir takım yerel yönetici ve siyasetçilerin bu hususta engelleyici kampanyalar yürütmeleri oldukça manidardır.
 
Son günlerde ise amiral emeklisi bir grubun Montrö Antlaşması’nı ve -değişmeyen gelenek- Atatürkçülüğü bahane ederek bir bildiri yayınlamasının ardından onların tezlerini destekleyen geçmişte harp okullarında eğitim almış ve kendilerini “Deniz Aslanları” olarak adlandıran grubun açıklamaları kamuoyu ile paylaşıldı. Emekli askerlerin bu bildirilerini, işin sivil ayağını tamamlamak üzere bazı eski milletvekillerinin aynı minval üzere yaptıkları ortak açıklama takip etti. Öncesinde de bir grup emekli büyükelçinin yaptıkları benzer açıklamaları da göz önünde bulundurduğumuzda; tüm bu vesayetçi unsurların siyasete yeniden millet iradesi dışında bir yöntemle yön verme çabası içine girdiği açıkça görülecektir. 

Ancak bilinmelidir ki, emperyalizmin himayesindeki bu unsurlar coğrafyamızın sosyolojisi tarafından etkisi sıfırlanacak şekilde tanınmaktadır.    

BASIN BİLDİRİSİ / 6 Nisan 2021 Salı
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi
 
Kayıt Tarihi : 6.4.2021
Bu sayfa 324 defa ziyaret edilmiştir.