Küresel Sistemin Piyonu Asker, Sivil ve Bürokratlara Dikkat!
Küresel Sistemin Piyonu Asker, Sivil ve Bürokratlara Dikkat!
"Küresel Sistemin Piyonu Asker, Sivil ve Bürokratlara Dikkat!
” başlıklı basın açıklamamız UHİM merkezinde Başkan Ayhan Küçük tarafından kamuoyuna sunuldu.

Türkiye Cumhuriyeti tarihi, statükocu ve vesayetçi yapılar eliyle gerçekleştirilen dış müdahalelerle dolu bir tarihtir. Tek Parti dönemi uygulamaları, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde gerçekleşen darbe ve muhtıralar, 2000’li yıllarda çeşitli isimlerle planlanan darbe teşebbüsleri, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde gerçekleştirilen 27 Nisan 2007 E-Muhtırası, 2013 yılında yaşanan Gezi Parkı olayları, 17 ve 25 Aralık Operasyonları bu acı tarihin en keskin virajları olmuştur. Dış güdümlü bu müdahaleler ülkemize sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan büyük zararlar verirken, müdahaleler her zaman ülkemizdeki iç unsurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
Son dönemde 2003 yılında gerçekleşen Balyoz darbe girişimi de bu zincirin son halkalarından biri olarak öne çıkmıştır. Demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş siyasal iktidarı devirmek için darbe plan ve hazırlığı yaptıkları iddiasıyla 360 civarında asker (emekli-muvazzaf) yargılanmış ve 13-20 yıl arasında değişen cezalara çarptırılmışlardır. Ancak bu süreçte yargı şeffaflıktan uzaklaşmış, suçlu ile suçsuz birbirine karışmış, sağlıklı bir yargılama gerçekleştirilememiş ve sanıklar ayrım gözetilmeksizin mağdur konumuna düşmüştür. Bunun yanında yargılamayı yürüten yargıçların, “toptancı” anlayışla bir dizi masum sanığı da orantısız cezaya çarptırdığına dair kamuoyunda yaygın bir kanaat oluşmuştur. Buna karşın sanıkların önemli bir bölümüne ait olarak yargı sürecinde ortaya çıkan kayıt ve bağlantılar, toplum nezdinde söz konusu şahısların geçmiş dönemdeki söylem ve eylemleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Dava sonunda mahkûm olan bir kısım sanıkların, 12 Eylül 2010 Referandumu ile anayasaya girmiş olan bireysel başvuru hakkına dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaları üzerine mahkeme yargılamanın yenilenmesine ve bu kapsamda tutuklu sanıkların hepsinin serbest bırakılmasına karar vermiştir.
Bu süreçte bazı noktalar hafızalarda kalmıştır. Öncelikle, Türkiye’de yerleşik ve geleneksel anlayışın tersine, darbeye teşebbüs eden askeri bürokrasinin de bu ülkede yargılanıp ceza alabileceği ortaya çıkmıştır. Öte yandan AYM, hak ve özgürlüklerin korunması ve hukuk düzeninin yerleşmesinde garantör kurum olarak temayüz etmeye başlamıştır. Ancak yargının ifrat-tefrit arasında gidip gelmesi (toptan mahkûmiyet veya toptan salıverilme) toplumun yargı kurumlarına olan güvenini aşındırmış ve sanıkların serbest bırakılmaları kamuoyunda beraat gibi algılanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca gerçekleştirilen müdahalelerde her zaman statükocu ve vesayetçi zihniyet görev almış ve bu müdahaleler ülkemize büyük zararlar vermiştir. Bu tip müdahaleler ve takip eden süreçlerde uygulanan politikalarla etnisite ve mezhep farklılıkları körüklenmiş, inanç özgürlüğüne ciddi kısıtlamalar getirilmiş ve belli kesimler toplumsal yaşamın dışına itilerek toplumsal kaos için zemin hazırlanmıştır. Uzun yıllardır binlerce kişinin yaşamına mâl olan, toplumda derin ayrılıklara sebep olan ve ülke ekonomisine telafisi mümkün olmayan zararlar veren, başta Kürt Sorunu ve terör olmak üzere pek çok meselenin arkaplanında bu müdahalelerin olduğu bir gerçektir. Son yıllarda ülkemizde yaşanan müdahale ve müdahale teşebbüsleri de toplum nezdinde bu tarihsel hafıza ile okunmakta ve değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yargı sürecinden bağımsız olarak, süreçte aktif rol alan şahısların vicdanlarda yargılandığı ve suçlu bulunduğu görülmelidir. 
Bütün bu yaşananlar, sürekli dış müdahale tehdidi altında olan Türkiye’de, küresel sistemin piyonu olarak karşımıza çıkan asker, sivil ya da bürokratlara karşı toplumun ve siyasilerin dikkatli olması gerekmektedir.
 
BASIN BİLDİRİSİ / 03 Temmuz 2014
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul
 
 
Kayıt Tarihi : 3 - 7 - 2014
Bu sayfa 1121 defa ziyaret edilmiştir.