Dünya G20’den de Büyüktür!
Dünya G20’den de Büyüktür!
Dünyada ekonomik açıdan en güçlü 20 devleti bir araya getiren G20 zirvesi, 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde ülkemizde gerçekleştirilmiştir. Küresel sorunların giderek arttığı bir dönemde, ülkemizin dönem başkanı ve evsahibi sıfatıyla katılacağı bu zirvede, söz konusu sorunlara çözüm üretme noktasında ciddi adımlar atılması gerekliliği kaçınılmazdır. Dünya ekonomisinin %90’ını kontrol eden küresel güce sahip devletlerin, kendi çıkarları doğrultusunda ürettikleri politikalar, dünyanın geri kalanını olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple, tüm dünyanın çıkarlarını önceleyen daha adil bir siyasi mekanizmanın tesisi için çaba sarf edilmelidir.
Finansal açıdan dünyadaki birçok devletten büyük olan küresel şirketlerin birçoğu G20 ülkeleri içerisinde bulunmaktadır. Bu şirketlerin enerji, sağlık, finans, bilişim, gıda vb. alanlardaki faaliyetleri insanlığın ortak menfaatleri açısından büyük tehlikeler barındırmaktadır. Bu sebeple, söz konusu şirketlerin daha adil, şeffaf ve hesap verebilir bir hüviyete bürünmesi sağlanmalıdır.
Son yıllarda işgal, içsavaş ve yoksulluk gibi gerekçelerle mülteci sayısında büyük bir artış yaşanmıştır. Resmi verilere göre bu sayı 60 milyonu bulmaktadır. Özellikle Suriye’de devam eden içsavaş sebebiyle milyonlarca insan mülteci konumuna düşmüşse de, G20 üyesi devletlerin büyük çoğunluğunun bu acı tablo karşısında gerekli adımları attığını söylemek zordur. Türkiye’nin tarihi bir misyon yüklenerek yaklaşık 2.5 milyon Suriyeliye kucak açtığı bu süreçte, G20 üyelerinin külfet paylaşımı noktasında somut adım atmaları gerekmektedir.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik sebebiyle, dünya üzerindeki açlık ve yoksulluk sorunu giderek tırmanmakta ve 1 milyarın üzerinde insan yoksullukla boğuşmaktadır. Bu sorunun çözümü için gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmeli ve başta Afrika olmak üzere, yoksul coğrafyaların sahip oldukları potansiyel zenginliklerin kıtada kalması sağlanmalıdır.
G20 zirvesinin hemen öncesinde Paris’te gerçekleştirilen terör saldırısı da, bu küresel sorunlardan bağımsız düşünülemez. Küresel aktörlerin politikaları sebebiyle dünya üzerinde oluşan kaotik ortamın, başta terör olmak üzere insanlığı felakete sürükleyecek sorunlar yumağını davet etmesi kaçınılmazdır. Böyle bir ortamda söz konusu tehlikeler tüm dünyayı tehdit etmeye başlayacak ve benzer acı tablolar ortaya çıkmaya devam edecektir. Bu tip saldırılar sonrasında, geçmişte yaşanan benzer hadiselerde olduğu gibi İslam karşıtı saldırıların artmasına, camilerin kundaklanmasına ve Müslümanların hedefe konulmasına izin verilmemeli, terör sorunu daha inandırıcı ve gerçekçi yaklaşımlarla ele alınmalıdır. Ayrıca bu olayın, mültecilere yönelik gerek siyasal gerek toplumsal düzlemde sergilenen katı tutumun meşruiyet zeminini oluşturmasına izin verilmemelidir. G20 zirvesinin öncelikli meselelerinden biri de bu olmalıdır.
Gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nde, küresel sorunların çözümü noktasında somut adımların atılmasını temenni ediyoruz. Küresel aktörler ellerinde bulundurdukları hak edilmemiş gücün yalnızca kendilerine ait olmadığının farkına varmalıdırlar. Platformu oluşturan devletler, sahip oldukları güç ile sorunların oluşumunda sorumluluk sahibi oldukları gibi, çözümünde de başrol oynayabilecek devletlerdir. Zirvenin insanlık adına olumlu sonuçlar doğurabilmesi, diğer 185 ülkenin ortak menfaatlerinin de gözetildiği bir anlayışın benimsenmesiyle mümkündür.
 
BASIN BİLDİRİSİ / 16 Kasım 2015 Pazartesi
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul
 
 
Kayıt Tarihi : 16 - 11 - 2015
Bu sayfa 1253 defa ziyaret edilmiştir.