Bu İnsanların Suçu Ne?
Bu İnsanların Suçu Ne?
7 Şubat 2015 tarihinde Libya’dan yola çıkan ve Avrupa’ya ulaşmayı hedefleyen dört ayrı tekne Akdeniz’de fırtınaya yakalandı ve battı. Teknelerde bulunan ve Afrika ülkelerinden gelen 400 kişiden yalnızca 9’u kurtarılabildi, diğerleri ise hayatını kaybetti. Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) verilerine göre 2014 yılında 200 binin üzerinde insan Akdeniz’i geçip Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken, 3 binin üzerinde insan bu yolculuklar esnasında yaşamını yitirmiş bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde art arda yaşanan tekne faciaları, bu sayının 2015’te daha da artacağını düşündürüyor.
 
UHİM olarak şunları merak ediyoruz:
  • Ortadoğu ve Afrika coğrafyasından her yıl yüzbinlerce insan ülkelerini neden terk ediyor?
  • İnsanlar neden ölüm riskini göze alarak sonunu bilmedikleri tehlikeli bir yolculuğa çıkıyorlar?
  • Afrikalılar, denizcilikten hayvancılığa, madencilikten tarıma kadar tüm geçim kaynakları küresel aktörlerce sömürüldüğü için ülkelerini terk ediyor olabilir mi?
  • Batı, kendi refahı için milyarlarca insanı sefalete, yoksulluğa ve ölüme mi sürüklüyor?
  • Afganistan, Irak, Libya ya da Suriyeliler, Batılı küresel devletler tarafından ülkeleri işgal edildiği ve içsavaşa sürüklendiği için mi çareyi vatanlarından ayrılmakta buluyor?
………
Soruları çoğaltmak mümkün. Zira Irak’tan Afganistan’a, Mısır’dan Doğu Türkistan’a, Arakan’dan Tunus’a, Yemen’den Mali’ye, Orta Afrika Cumhuriyeti’nden Ukrayna’ya kadar dünya coğrafyasının dört bir yanı küresel aktörlerin müdahaleleriyle bir yangın yerine dönmüş durumda. İşgaller, içsavaşlar, ambargolar, ekonomik manipülasyonlar, çokuluslu şirketlerin vahşi uygulamaları ve siyasi müdahalelerle onlarca ülke derin bir kaosa sürükleniyor. Bu ülkelerde yaşayan milyonlarca insan da bu müdahaleler sebebiyle ailesini, sevdiklerini, evini, işini kısacası sahip oldukları her şeyi kaybederek bir anlamda yaşayan ölülere dönüştürülüyor. Bu noktada her yıl yüzbinlerce insan ne hazindir ki içinde bulundukları durumun müsebbibi olan ülkelere sığınmaya çalışıyor. 
Ancak dünyada mültecilik sorununa yol açan uygulamaları gerçekleştiren devletler, Akdeniz’i aşarak kendilerine sığınmaya çalışan bu insanları adeta ikinci kez ölüme itiyor. Son yıllarda giderek artan ve dünya kamuoyuna birer “kaza” olarak lanse edilen tekne facialarına bu gözle bakıldığında, yaşananların birer kaza olmadığı açıkça görülecektir. Nitekim mültecilerin ülkeye sokulmaması ve daha da acısı teknelerin açıksularda batırılması ihtimali, geri dönmesi mümkün olmayan binlerce insanı ölümün kucağına itmek anlamına geliyor.
Bugün Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve bağlı kuruluşlar, her platformda dünyada mültecilik sorununun çözümü için ne kadar çaba sarf ettiğini anlatıp dursa da sorunun çözümüne dair etkin rol oynamıyorlar. Avrupa kıtasındaki toplam mülteci sayısı birkaç yüzbini geçmezken bugün Türkiye yalnızca Suriye’den gelen 3 milyon sığınmacıya evsahipliği yapıyor.
Batı kendisi için ekmek teknesine dönüştürdüğü Afrika ve Ortadoğu’da insanları neden ölüme sürüklüyor?!..
 
BASIN BİLDİRİSİ / 12 Şubat 2015
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul
Kayıt Tarihi : 12 - 2 - 2015
Bu sayfa 1424 defa ziyaret edilmiştir.