Bangladeş’teki İdamlar Ne Anlama Geliyor?
Bangladeş’teki İdamlar Ne Anlama Geliyor?
“Bangladeş’teki İdamlar Ne Anlama Geliyor?” başlıklı basın açıklamamız UHİM dernek merkezinde yapılan basın toplantısıyla UHİM Başkanı Ayhan Küçük tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Bangladeş'te ülkenin en büyük siyasi partilerinden biri olan Cemaat-i İslami'nin lideri Rahman Nizami idam edildi.
Partinin lider kadrosunu hedef alan sistematik idamlar zinciri birkaç yıldır devam ediyor.
“Suçları”, 1970’lerin başında, yani yarım yüzyıl önce, İngiltere ve Hindistan destekli Pakistan’ın bölünme sürecine muhalefet etmek.
Yargılamalar, isminde “uluslararası” ifadesi yer alsa da hiçbir uluslararası boyutu olmayan göstermelik mahkemelerde yapılıyor.
Dolayısıyla idam kararlarının hukuki değil siyasi olduğu açıkça görülüyor.
Devlet yönetiminin başında ise, ülkenin ilk ayrılıkçı lideri Mucibur Rahman’ın kızı olan İngiltere destekli Şeyh Hasina Vecid bulunuyor.
Şeyh Hasina Vecid, iktidarını, 2014 yılında gerçekleştirilen ve neredeyse tüm partiler protesto ettiği için katılımın %10 düzeyinde kaldığı, meşruiyeti olmayan bir seçim sayesinde sürdürüyor.

***

Böyle bir zeminde, Bangladeş’teki idamlar ne anlama geliyor?
Pakistan, Hindistan ve Bangladeş’te etki gücü yüksek köklü bir İslami hareket olan Cemaat-i İslami sindirilerek siyasi ve toplumsal alanın dışına mı itilmek isteniyor?
Arap Baharı sürecinde Müslüman Kardeşler’e karşı yürütülen ve bazı Arap ülkelerinin de Batı ile birlikte saf tuttuğu operasyonun bir benzeri bu kez Cemaat-i İslami için mi yürütülüyor?
Hindistan kendi hinterlandında İslami bir oluşumun varlığına mı tahammül edemiyor?
İngiltere, sömürge faaliyetleri ile yüzyıllardır bu coğrafya üzerinde kurduğu hegemonik ilişkiyi zedeleyecek bir oluşumu her zaman yaptığı gibi yerli statüko eliyle mi ortadan kaldırmaya çalışıyor?
ABD son yıllarda gözünü diktiği bölgedeki zengin petrol/doğalgaz rezervlerine hakim olabilmek için bölgede istikrarsız bir zemin mi oluşturmayı hedefliyor?
Mısır’da halkın genel kabulünü alan Muhammed Mursi yönetimini demokratik bulmayan ABD ve Avrupa, Bangladeş’te katılımın %10 düzeyinde kaldığı bir seçimle işbaşına gelen yönetimi, çıkarları ile örtüştüğü için mi meşru kabul ediyor?
Batı, dünyanın en fakir ve en kalabalık ülkeleri arasında yer alan Bangladeş’te, nüfusu kırmak için, tıpkı daha önce Ruanda’da yaptığı gibi bir iç çatışma mı başlatmak istiyor? Hind Altkıtası’nda Arap Baharı tarzı bir kırılma mı oluşturulmak isteniyor?
Bangladeş’te çakacak bir kıvılcım ile İslam dünyasının ve İslam ordusunun nükleer güce sahip tek ülkesi Pakistan’ı da içine alacak bir kaos ortamı mı yaratılmak isteniyor?

***

Devletler nezdinde yalnızca Türkiye’nin yaşanan hukuksuzluğa karşı tavır aldığı idamlar karşısında, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi İslam dünyasını temsil etme iddiasındaki kurumların yanı sıra, sivil toplum kuruluşları, gazeteciler, akademisyenler ve sanatçılar da duyarlılık göstererek tepkilerini ortaya koymalıdır. Bu yapılırken idamların gerçek sahiplerini deşifre edici bir yaklaşım benimsenmelidir. Zira küresel emperyal sistemin bölge üzerindeki amaçları anlaşılmadan, idamların gerçek sebebinin anlaşılması mümkün değildir.
 

BASIN BİLDİRİSİ / 12 Mayıs 2016 Perşembe
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi

Kayıt Tarihi : 12.05.2016
Bu sayfa 3023 defa ziyaret edilmiştir.