Askerî Üs Mü, Sömürge Üssü Mü?
Askerî Üs Mü, Sömürge Üssü Mü?
“Askerî Üs Mü, Sömürge Üssü Mü?”basın açıklamamız UHİM Danışma Kurulu Üyesi Atıf Gönenç tarafından dernek merkezimizde gerçekleştirilen basın toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Batılı emperyalist güçlerin dünyayı bölüşme planları çerçevesinde gerçekleşen ve toplamda yüz milyona yakın insanın yaşamını yitirmesine yol açan I. ve II. Dünya Savaşı, Soğuk Savaş gibi bir konjonktüre zemin hazırlamıştır. Bu dönemde küresel aktörler, dünya üzerindeki politikalarını hayata geçirebilmek için farklı arayışlara girişmişlerdir. Devletlerin sınırları dışında kurdukları askerî üsler, böylesi bir arayışın neticesi olarak ortaya çıkmıştır.
Sınır ötesi askerî üsse sahip olan devletlere bakıldığında, ABD’nin bu alanda başı çektiği görülmektedir. ABD’nin 150’den fazla ülkede askerî üssü bulunmakta ve bu üslerde yüzbinlerce asker görev yapmaktadır. Bu rakamlar ABD’nin “askerî üs” kılıfıyla tüm dünyaya yerleştiğini ortaya koymaktadır.
Askerî üs konusunda ABD’yi takip eden diğer devletler Rusya, Fransa ve İngiltere’dir. ABD üslerinin tüm dünya coğrafyasına yayılmasına mukabil, Rusya Orta Asya’da, Fransa ve İngiltere ise Ortadoğu ve Afrika’nın pek çok ülkesinde askerî üsse sahiptir.
Askerî üsler, küresel aktörlerin dünya üzerindeki politikalarını hayata geçirebilme noktasında önemli bir misyon yüklenmektedir. Başta ABD olmak üzere, İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletler, üsleri aracılığıyla devletlere müdahil olmakta, askerî üslerini devletler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmakta ve askerî operasyonlarını bu üsler üzerinden gerçekleştirmektedir.
Ülkemizde yer alan ve son dönemde varlığı sorgulanır hale gelen İncirlik Hava Üssü de, bu kapsamda değerlendirilmesi gereken ABD’nin en kritik askerî üslerinden biridir. 1954 yılından bu yana faaliyette olan üs, ABD’nin hem Türkiye hem de Ortadoğu coğrafyası üzerindeki politikaları açısından hayatî öneme sahiptir.
Müttefik iki ülkenin askerî işbirliğinin bir yansıması gibi lanse edilen İncirlik Hava Üssü, bugüne kadar bu beklentiyi doğrulayacak bir görüntü ortaya koyamamıştır. Özellikle Çekiç Güç sürecinden bu yana İncirlik, Türkiye’yi parçalamaya çalışan taşeron terör örgütlerinin lojistik merkezi gibi çalışmıştır. Nitekim hatırlanacağı üzere, İncirlik’ten kalkan ABD uçaklarının PKK’ya yardım götürdüğünü deşifre eden dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis 1993 yılında şaibeli bir uçak kazasında hayatını kaybetmiştir.
Küresel sistem son yıllarda Türkiye’ye diz çöktürmek için tüm taşeron terör öğütleriyle saldırıya geçerken, İncirlik Üssü bu süreçte aynı misyonla hareket etmeye devam etmektedir. Bir taraftan Suriye ve Irak sınırımızda sürdürülen terör operasyonlarında, ülkemize karşı savaşan PYD ve YPG’li teröristlere silah ve mühimmat yardımı İncirlik üzerinden sağlanmakta, diğer tarafta DAEŞ’e karşı sürdürülen mücadelede mutabakata varılmış olmasına karşın Türkiye’nin sürdürdüğü operasyona herhangi bir destek verilmemektedir.
Öte yandan 15 Temmuz’da bir başka taşeron terör örgütü eliyle yapılan darbe girişiminin İncirlik Hava Üssü’nden koordine edildiği, darbe girişiminde kullanılan uçakların İncirlik’ten havalandığı bilinmektedir. 
Bütün bunlar, küresel aktörlerin dost ve müttefik ülke söylemi ile faaliyete geçirdiği askerî üslerin, bulundukları ülkelere karşı nasıl kullanıldığını açıkça göstermektedir. Bu sebeple, İncirlik Hava Üssü ülkemizin geleceği ve devletimizin güvenliği açısından derhal şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmeli, eğer bu mümkün değilse kapatılmalı veya üssün yalnızca Türkiye’ye ait olarak kullanılması sağlanmalıdır.
 
 
 BASIN BİLDİRİSİ / 17 Ocak 2017 Salı
         Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi
Kayıt Tarihi : 17.1.2017
Bu sayfa 1678 defa ziyaret edilmiştir.