"Küresel Siyaset ve Sinema Sempozyumu Tebliğler Kitabı" Yayımlandı
"Küresel Siyaset ve Sinema Sempozyumu Tebliğler Kitabı" Yayımlandı
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Hollywood İşgalleri Meşrulaştırıyor!
11 Eylül sonrasında Hollywood tarafından üretilen film ve dizilerle Afganistan ve Irak işgalinin meşruiyet zemini oluşturulmaya çalışıldı. Büyük bütçelerle çekilen ve ABD askerlerini kurtarıcı, ülkesi işgal edilen sivil halkı terörist olarak gösteren dev bütçeli yapımlarla dünya kamuoyu manipüle edildi. Zero Dark Thirty (Karanlık Operasyon), The Hurt Lucker (Ölümcül Tuzak), The Messenger (Haberci), In The Valley of Elah (Tanrının Vadisinde) bu kapsamda sayılabilecek onlarca örnekten sadece bazıları…
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Hollywood’da “Olumlu” Müslüman Karakterlere Yer Verilmiyor!
ABD’li araştırmacı Jack Shaheen’in yaptığı bir araştırmaya göre, Hollywood filmlerinde yer alan 1000 Müslüman karakterden yalnızca 52 tanesi olumlu tipleme içeriyor, 50 tanesi de nötr karakter olarak sunuluyor. Böylece sinema aracılığıyla dünya kamuoyunda olumsuz bir Müslüman imajının yerleşmesi sağlanıyor.
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Hollywood İslam’la Terörü Özdeşleştirmeye Çalışıyor!
11 Eylül olaylarının akabinde, Pentagon yetkilileri Hollywood temsilcileri ile bir toplantı yaparak, yeni dönemde İslam’la terörü özdeşleştiren yapımlar üretmelerini istedi. Toplantının ardından bu amaca yönelik onlarca film yapıldı ve tüm dünyaya servis edildi. Öte yandan uzun yıllardır Hollywood ile direkt ilişki kurarak tv ve sinema filmlerinin içeriklerine müdahale eden CIA de bu süreçte aktif rol aldı.
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Uluslararası Festival ve Ödüller Manipülasyonları Besliyor!
İslamofobik film ve diziler her yıl Oscar, Altın Küre gibi uluslararası organizasyonlarda ödüllendirilerek öne çıkartılıyor. İşgalleri meşrulaştıran, İslam’la terörü özdeşleştiren, Müslümanları olumsuz karakterler olarak sunan yapımlar, uluslararası organizasyonlarda sürekli en ön safta kendisine yer buluyor. İran’daki ABD’li rehinelere yönelik CIA operasyonunu konu alan Argo filminin Oscar ödülünün, bizzat dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi tarafından açıklanması, ödüllerin siyasi mekanizmalarca kullanıldığını ortaya koyuyor.
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Çizgifilmlerle Çocukların Bilinçaltı Zehirleniyor!
Küresel ölçekli çizgifilm şirketleri tarafından üretilen yapımlar henüz bebeklik çağlarından itibaren çocukları şiddet ve cinselliğe yönlendiriyor, televizyon yapımlarıyla, yeni nesillerin zihinleri kontrol altına alınıyor. British Medical Journal’de yayımlanan bir araştırmaya göre, çocuk filmleri ve animasyonlar, yetişkinlere yönelik filmlerden 3 kat fazla şiddet içeriyor. Özellikle Walt Disney, Cartoon Network gibi uluslararası yapım şirketlerinin ürettiği çizgifilmler bu konuda başı çekiyor.
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Sinema, Televizyon ve Eğlence Sektörü Toplumsal Değerleri Tahrip Ediyor!
Televizyon, sinema, tiyatro, müzik, sosyal medya vb. araçlarla eşcinsellik, evlilik dışı ilişki ve kürtaj meşrulaştırılıyor ve yaygınlaştırılıyor. Böylece insanlığın ortak değeri olan aile kurumu ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Öte yandan tüm dünyada birbirinin kopyası “yarışma programları” ve “reality showlarla” bireysel ve toplumsal yaşamın dinamikleri, şöhret tutkusu ve egoizmle yıpratılıyor. Bu yapımlar aynı zamanda, dünya üzerinde yaşanan hak ihlallerini de perdeleme görevi görüyor.
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Yerli Kültür-Sanat Mecraları Kendi Değerlerine Düşman Nesiller Üretiyor!
Ülkelerin kültür-sanat mecraları, toplumlarını kendi değerlerine düşman hale getirecek şekilde yönlendiriliyor, özellikle Batılılaşma sürecinin etkisi altındaki toplumlarda sinema, tiyatro ve edebiyat ürünleri millî değerlere karşıt bir yaklaşımı benimsiyor. Bunun en yakın örneğini Yeşilçam’daki düzenbaz din adamı temsilinde yıllarca izledik, izliyoruz.
 
Neden böyle bir sempozyum gerçekleştirme ihtiyacı hissettik?
Çünkü; Kültür-Sanat Alanı Kutsal Değerlere Hakaret İçin Kullanılıyor!
ABD ve Avrupa’da yazılı, görsel, sosyal medya ve kültür-sanat mecraları aracılığıyla her gün Müslümanların kutsal değerlerine hakaret ediliyor ve bu yapılırken “ifade hürriyeti” söyleminin arkasına sığınılıyor. Gazete ve dergilerde Hz. Muhammed’e hakaret karikatürleri yayımlanıyor, sinema filmleri ve tv programlarında başta Kuran-ı Kerim olmak üzere İslam’ın kutsal değerleri ile dalga geçiliyor.
 
Kayıt Tarihi : 20.2.2018
Bu sayfa 432 defa ziyaret edilmiştir.