
Soykırım Siyasi Satasma Aracına Dönüstü
Gelecek hafta oylanacak olan Osmanlıların 1915'te Ermenilere karsı zulmünün inkârına dair yasa teklifi, ifade özgürlügüne bir saldırıdır.
Fransız Senatosu, Fransız yasalarının soykırım olarak tanıdıgı tüm olaylarla birlikte 1915’teki Ermeni soykırımının inkârını suç haline getiren bir yasa teklifini gelecek pazartesi oylayacak. Daha önce meclis, teklifi kabul etmisti. Senato ifade özgürlügü, tarihi arastırma özgürlügü ve Fransa’nın 1789’da insan ve vatandas haklarıyla ilgili çıgır açan bildirisinin 11. maddesi (Düsünce ve görüslerin serbest iletisimi, en degerli haklardan biridir) adına teklifi reddetmeli.
Buradaki soru, Osmanlı İmparatorlugu’nun son yıllarında Ermenilerin katledilmesinin korkunç olup olmadıgı ya da Türkiye ve Avrupa hafızasında soykırım olarak tanınmasının gerekip gerekmedigi degil. Zira korkunçtur ve tanınması gerekir. Fakat asıl soru su: Bu korkunç olayların -uluslararası hukukta kullanılan bir terim olan- soykırım olup olmadıgı konusunda münakasa etmek, Fransa’nın ve diger ülkelerin yasalarına göre suç olmalı mı? (Tanınmıs Osmanlı uzmanı Bernard Lewis, Ermenilerin çektigi acıları küçümsemeden, tam da bu noktada itirazını dile getirmisti daha önce.) Ve Fransız parlamentosunun kendisini diger ülkelerin geçmisiyle ilgili hükümler dagıtan bir dünya tarihi mahkemesine dönüstürmek için yetkisi ve donanımı var mı? Cevap: Hayır ve hayır.
Oy derdine düsenler
Üstüne üstlük yasa teklifi, sadece Ermeni soykırımına ‘itirazı’ degil, soykırımın ‘ölçüsüzce minimize edilmesini’ de suç sayıyor. Françoise Chandernagor’un ‘Liberté pour l’histoire’ (Tarihe Özgürlük) kampanyasının da isaret ettigi gibi, bu tür hafıza yasalarının standartları açısından bile muglak bir kavram sunuluyor. Ermeni ölümlerini Ermeniler 1.5 milyon, Türkler ise 500 bin olarak hesaplarsa, neyi minimize etmek olarak sayacagız? 547 bini mi? Peki Türkiye Basbakanı Tayyip Erdogan, Fransa’ya yapacagı ilk resmi ziyarette ‘minimize etmek’ suçundan tutuklanmalı mı? (Teklif, 45 bin euro para ve 1 yıl hapis cezası öngörüyor.)
Genelde insan dogası, özelde Fransız siyasetine yönelik mülayim bir bakıs açısından, bunun asil bir niyete kaba bir yaklasım oldugunu söyleyebilirsiniz. Fakat bu naiflik olur. Fransız parlamentosunda bu tür tekliflerin boy göstermesiyle, yarım milyon Ermeni asıllı seçmenin önemli rol oynadıgı ulusal seçimlerin yaklasması arasında kayda deger bir karsılıklı iliski var. Ermenilerin basına gelenlerin Fransız yasalarında resmen soykırım olarak tanınması Aralık 2001’e, baskanlık ve parlamento seçimlerinin hemen öncesine denk geldi. Simdiki tasarının bir benzeri de 2006’da meclisten geçerken (ama senatoda reddedilirken) 2007 seçimlerine hazırlanılıyordu. Ve bu yıl ne var? Evet, seçimler.
Fransa Cumhurbaskanı Nicolas Sarkozy’nin partisi UMP’den bir vekilin sundugu tasarı, partinin tüm önde gelen siyasilerinin destegini almıs degil. Dısisleri Bakanı Alain Juppé buna muhalefet etti. Ancak Fransa’nın Türkiye ile iliskilerinin olumsuz etkileneceginden endise etmesi yüzünden… Türk hükümeti tahmin edilecegi üzere hiddetli tepki verdi. Protesto olarak büyükelçisini geri çagırdı ve Basbakan Erdogan, “1945’ten baslayarak Fransızlar, Cezayir nüfusunun yaklasık yüzde 15’ini katletti. Soykırım buna denir” diye konustu. Böylece vakur anma törenlerinin ve eldeki kanıtlara ters düsse de en tutarsız kuramların bile sakince sınandıgı özgür bir tarih tartısmasının konusu olması gereken bir trajedi, siyasi manipülasyon aracına ve siyasetçilerin birbirine satasma malzemesine indirgendi. Dünün cesetlerinin sayısı, bugünün oy sayısı için istismar edildi. Sen beni soykırımla suçla, ben de seni soykırımla suçlayayım…
Semboliklesen eylemler
Bu arada Ermenilere yapılanların soykırım oldugunu cesurca söyleyen Nobel ödüllü Orhan Pamuk gibi Türk entelektüelleri de bizzat Türkiye’de kovusturmaya ugradı. Fransa’da devletin hakikat buyurdugu, Türkiye’de devletin yalan buyurdugudur.
Lakin bunlar, etkili olmaktan ziyade giderek semboliklesen eylemler. Fransa gibi bir ülkede ve biraz daha zor olsa da Türkiye’de, internet her halükarda insanların yasaklı görüslere ulasmasını saglıyor. Hepsi de bizden sadece birkaç tık uzaktalar.
Dolayısıyla bu, daha büyük bir meydan okumayla ilgili en yeni vaka. ABD’de sunulan ve bu haliyle bilginin internette serbest paylasımı üzerinde feci etkileri olacak İnternet Korsanlıgını Durdurma Yasası’nı protesto için Wikipedia çarsamba günü 24 saatlik karartmaya gitti. Gelecek hafta Fransız Senatosu’nun ABD Kongresi’ne entelektüel özgürlügün savunulması konusunda örnek olusturmasını temenni edelim.
20.01.2012
Radikal
Guardian- Timothy Garton Ash