Tacikistan´ın ´Sakallarla Savaşı´

Tacikistan´ın ´Sakallarla Savaşı´

Geçen yıl Rahman hükümeti, kayıt altında olmayan camilerin tek tek kapatılmasını öngören kampanyaya hız verdi. Bunu yaparken, yeni camilerin kayıt altına alınmasını imkansız hale getirdi. Cami vaazları hükümet yetkilileri tarafından yazılmasına ragmen üstelik…Rahman ardından yurt dısındaki binlerce ilahiyat ögrencisinin ülkelerine geri dönmelerini emretti, ancak onlara, döndüklerinde sahip olacakları yeni bir alternatif sunmadı. Ve bu bahar polis, sakallı erkekleri sokaklarda taciz etmeye basladı. Profesyonel bir futbolcu, derhal sakallarını kesmedigi takdirde takımdan atılacagı söylenerek tehdid edildi.

Simdi ise çocukların ve gençlerin namaza gitmeleri yasaklandı. 'Aile sorumlulugu' üzerine oldukça uysal bir parlamentodan haziran ortasında geçen yeni yasa da Rahman'ın imzasını bekliyor. Yasayı elestirenler bu yasanın 70 yıllık Sovyet yönetimi dönemindeki dini yasaklardan bile daha kısıtlayıcı oldugunu söylüyor. Ilımlı bir din adamı, söz konusu kanunun 'Allah'ın iradesine karsı oldugu' yönünde uyarıda bulunuyor.

Sekülerler ise 'radikal islamın yayılmasını durdurmak' için bu yasanın gerekli oldugunu savunuyor. Bu konudaki endiseleri, geçen yıl agustos ayında tutuklu 25 radikalin baskent Dusanbe'deki yüksek güvenlikli bir hapishaneden kaçmasıyla iyice arttı. Kaçıstan bir ay sonra bir pusuda 28 Tacik askeri öldürüldü. Dogu'daki vadilerde ise siddet, seyrek de olsa halen devam ediyor..

Silahlı kisilerin 1400 km'lik Afgan sınırını geçtiklerini iddia eden hükümet, muhalifleri de 'radikallik' suçlaması ile sık sık hapse atıyor. Bu ay bir BBC yerel muhabiri, yasaklı bir İslami organizasyon olan Hizbuttahir üyesi olmakla suçlanarak göz altına alındı. BBC ise, muhabirleri Urunboy Usmanov'a yöneltilen bu iddianın asılsız olup, muhalefeti susturmaya yönelik oldugunu açıkladı.

Baskent Dusanbe'deki diplomatlarsa bu katı kampanyanın ters tepecegini öngörüyor. Brüksel merkezli bir düsünce kurulusu olan Uluslararası Kriz Grubu, 'bundan daha yogun bir kızgınlıga yol açacak hükümet tedbirleri hayal edilemezdi' diyor. İslami Rönesans Partisi lideri Muhiddin Kabiri, İslama ve partisindeki arkadaslarına yönelik baskının (60 yasındaki basın sekreteri geçen subat feci sekilde dövülmüstü) ülkede 'devrim atmosferi' yarattıgını söylüyor.

Muhiddin Kabiri, çocukların ve gençlerin camiye gitmesini yasaklayan yasada bazı esneklikler yapılmasını talep etti. Örnegin yasagın 'yalnızca okul saatlerinde namaz kılınamayacagı' seklinde daraltılması gibi.. Ancak Kabiri'nin talepleri göz ardı edildi.

Ailelerinse imzası beklenen bu yeni kanunun hükümlerini göz ardı etmesi çok zor. Kanunda çocuklara 'milli degerlere uygun bir isim konulması' öngörülüyor. Aileler bu kanunla 'müslüman ismi oldugu belli olan' adların da yasaklanacagından endiseli. Kanun söz konusu 'milli degerler'i kimin tanımlayacagını belirtmiyor, fakat 'nihai hakem'in kim olacagını tahmin etmek güç degil…

02.07.2011
Feyza Gümüslüoglu / TİMETURK