Müslümanların ´Yabancı Hukuk´ Mücadelesi

Müslümanların ´Yabancı Hukuk´ Mücadelesi

Müslümanların 'Yabancı Hukuk' Mücadelesi

2012 seçimlerini de göz önünde tutan altı eyaletin yasa koyucuları mahkemelerin hüküm verirken seriat hukukunu degerlendirmesini ya da kullanmasını yasaklamayı tartısmaktalar.
14 eyalet ise 'yabancı hukuk' üstünde daha da genis yasaklar koymayı düsünüyor. Oklahoma'nın çok popüler olmus seriat yasagından ilham alıyorlar. Bu eyaletin seçmenleri geçtigimiz yıl bu yöndeki bir anayasa degisikligini yüzde 70'le onayladılar. Bu tür yasalar ayrımcılık yapmaktalar. Sivil özgürlükleri savunan gruplar mahkemede bu yasalara karsı çıkıyorlar ve yasa koyucuların bu tür tasarılardan vazgeçmelerini istiyorlar. Fakat herkesin bu yasalara karsı çıkması için bir sebep daha var: Ulusal güvenlige yönelik ciddi bir tehdit olusturuyorlar.
Öncelikle bu yasagın gerekçeleri çok zayıf. New Hampshire'daki tartısmada saf tutan Cumhuriyetçi adayların seslendirdigi endiselere ragmen hiçbir eyalet, ilçe ya da belediye yasalarını İslamî olan ya da olmayan bir dinî doktrine göre belirliyor degil. Oklahoma'da ya da baska bir eyalette eyalet ya da devlet mahkemelerinde hiç kimse kamu politikalarına aykırı bir yabancı yönetimi yürürlüge koyma ihtiyacı hissetmiyor.
Fakat bu yasaklar Müslümanları hukuka esit erisim haklarından yoksun bırakacaklar. Bir kasap artık helal et için sözlesmesini uygulamayacak. Hâlbuki koser ya da diger dinî olarak helal olan yemeklerin sözlesmeleri ülke çapında uygulanıyor. Bir Müslüman bankacı seriata uygunlugunu belgelemis ve faiz almaması gereken bir malî isletmenin bu konudaki ihlalleriyle ilgili dava açamayacak. Ayrıca bu yasaklar Müslümanların ikinci sınıf oldugu yönündeki fikri destekleyerek kamuoyundaki mevcut önyargıları artıracaklar. Müslümanlara dair olumsuz görüslerin ve bu görüslerin kamuoyu ve polis gibi hükümet birimlerince ifade edilmesinin kabulünü tesvik edecek ve hızlandıracaklar.
Bu tür onur kırıcı tavırlar Amerikan Müslümanlarına karsı gittikçe büyüyen bir düsmanlıgın içerisinde yükseliyorlar. Esit İstihdam Fırsatı Komisyonu'na bildirilen ve 11 Eylül sonrası zirve yaptıktan sonra azalmıs olan Müslümanlara karsı ayrımcılıkla ilgili istihdam raporları son zamanlarda tekrar arttı. Gallup, Pew ve ABC anketleri Müslüman karsıtı görüslerde yeni bir artısı teyit ediyorlar. Bu baglamda Oklahoma'dakine benzer yasaklar Amerika'da bulunan Müslüman cemaatin terörizm karsıtı çabalarına yönelik gösterdikleri isbirligini azaltmaya hizmet edecektir. Bu tür bir ortamda Müslümanların polise bir ipucu vermeden önce polisin onlara da süpheyle yaklasacagından kuskulanmaları çok mantıklı degil mi?
Benim iki meslektasım, Tom Tyler ve Stephen Schullhofer ile beraber yaptıgım örnek anketlerde New York ve Londra'daki Müslümanlardan topladıgımız veriler de ayrımcılıkla ilgili tecrübelerin cemaatlerin isbirligi üzerinde olumsuz etkisi olduguna isaret ediyor. Bu sadece kamuoyunun günlük güvenligini degil, aynı zamanda radikallesme ve yeni teröristlerin yetismesi süreci üzerine toplanabilecek istihbaratı da etkiliyor. Bu tür bir destegin azalmaması için Adalet Bakanlıgı kesinlikle Oklahoma'da kabul edilen yasa degisikligine karsı açılmıs davaya destegini vermelidir. Bu tür yasakları anayasada bulunan dinî özgürlük garantisinin ihlalleri olacak görecegini ve bunlara karsı çıkacagını duyurmalıdır. Bu tür bir duyuru sadece bu ülkedeki Müslüman cemaatin haklarını korumakla kalmayacak, aynı zamanda Müslüman federal hükümetin destegine güvenebilecekleri mesajını verecektir.
Adalet Bakanı Eric H. Holder Jr. Müslüman karsıtı ayrımcılıkla mücadelede bazı adımlar atmıs bulunuyor. Örnegin California eyaletinde bir ögretmenin Mekke'ye hacca gitmek için izin almasının ardından kovulmasıyla ilgili açtıgı davada ögretmeni destekledi. Fakat bu adımlar Müslümanların karsılastıkları kamusal ve özel alandaki ayrımcılıgın kapsamının yanında yetersiz kalıyor. Federal hükümetin hangi inançtan olursa olsun insanların hukuka esit bir sekilde erismelerini savunmak için daha fazla çabalaması gerekiyor. Bu çaba sadece en temel degerlerimizi savunuyor olmayacak, aynı zamanda ulusumuzun güvenligini de artırmaya yönelik bir çalısma olacaktır.

 19. 06. 2011
Aziz Huq / New York Tımes