Sudan İçin Ayrılma-Birleşme-Çatışma Zamanı

Sudan İçin Ayrılma-Birleşme-Çatışma Zamanı

Sudan'da taraflar ya ayrılacak ya birlesecek ya da çatısacak. Önümüzdeki altı ay içinde öyle ya da böyle Sudan'da yasayan 40 milyon nüfusun kaderi degisecek.

Afrika’nın devasa ülkesi Sudan bölünmenin esiginde duruyor. Eger isler planlandıgı gibi gider de sürpriz bir gelisme olmazsa altı ay sonra Sudan’ın yarı-özerk Güney Sudan bölgesinde referandum var. Sudan’da yirmi yıl süren kuzey-güney iç savasını sona erdiren, 2005 yılında tarafların kabül ettigi Kapsamlı Barıs Anlasması (CPA) geregi 2011 basında Güney Sudan halkı referandum ile kendi kaderini belirleyebilecek.

Ancak planlanan referanduma az bir zaman kala, merkezi kuzey yönetimi ile güney arasındaki iliskilerin giderek gerildigi zaman zaman sözlü münakasaların yasandıgı bugünlerde belirsizlik hala devam ediyor. Referandum planlanan zamanda yapılırsa sandıktan ne çıkacagı da bilinmemekle birlikte tarafların zıt fikirleri ortada. Merkezi kuzey yönetimi bölünme fikrine sıcak bakmadıgını sıksık yinelerken güney yönetimi ayrılıkçı tutumunu sürdürmekte ısrarlı. Özellikle Güney Sudan’da medya ve etkili kiliseler üzerinden yürütülen propaganda ile ayrılık fikri destekleniyor. Referandumdan ‘evet’ çıkarsa 2011 yılında dünya haritalarına yeni bir devlet dahil olacak. 

İki taraf arasında yasanan tartısmalara Darfur’daki isyancı gruplar da dahil oldular. Darfur kanadını temsilen Adalet ve Esitlik Hareketi (JEM) yazılı bir bildiri yayınlayarak referandum fikrini desteklediklerini Güney Sudan’ın ayrılmak istemesinin El Besir rejiminden kaynaklandıgını dile getirdi. JEM aslında son derece politik bir açıklama yaptı. Güney Sudan kanadına destek mahiyetindeki açıklamanın gerisinde aslında JEM’in kendi varlıgını sürdüme çabası yatmakta. JEM yönetimi Güney Sudan ile yakın ilskilerini hem sürdürmek hem de yeni ortamdan faydalanmak istiyor. Çad ve Libya’dan eskisi gibi lojistik destek alamayan JEM, Güney Sudan’ın bagımsızlıgını kazanması durumunda yakın iliskilerini kullanarak Güney Sudan’ı kendine askeri üst yapmanın hesapları içinde.

Son günlerde yasanan gelismeler aslında gösteriyor ki kamoyu nazarında merak edilen konu referandum sonucundan ziyade referandumun gerçekten yapılıp yapılamayacagı. Güney Sudan’da iktidarda bulunan Sudan Halkı Kurtulus Hareketi(SPLM) referandumun iptali ya da ertelenmesi durumunda konuyu Güney Sudan parlemontosuna tasıyacaklarını ve referandum sonucu olmadan bagımsızlık ilan edebileceklerini bildirdi. Merkezi Hatum yönetimi ise en yetkili agızlardan böyle bir ihtimalin gerçeklesmesi durumunda bunun Güney Sudan için  intihar niteliginde olacagı mesajını verdi. Salva Kiir baskanlıgındaki Güney Sudan yönetimi referandumu bir formalite olarak degerlendiriyor; sonuçta referandum olmadan da bagımsızlık ilan edebilecegini düsünüyor. Merkezi Hartum yönetimi ise Kapsamlı Barıs Anlasmasının da sartlarından olan sınırlar netlesmeden referanduma gitmek istemiyor.

Referandum tartısmalarının tıkandıgı nokta daha önceki yazılarımızda da belirttigimiz gibi dönüp dolasıp sınır belirsizligine dayandı. Referandum planına karsın kuzey-güney sınır ayrımı hala net degil ve zengin petrol rezervlerine sahip ihtilaflı bölgeler bulunmakta. İki tarafta bu bölgeler üzerinde hak iddia etmekte ve petrol gelirlerinden vazgeçmemekte. Son yedi yılda Sudan’da yasanan ekonomik canlanmanın ana faktörünün petrol oldugu düsünüldügünde iki taraf da tutumunda haksız sayılmaz. Ortaya çıkan tabloda görünen o ki eger Sudan bölünürse petrolü ele geçiren taraf ekonomik canlılıgını sürdürürken kaybeden taraf alternatif kaynaklara (yabancı yardımlarda dahil) yönelmek zorunda kalacak.

2005 Kapsamlı Barıs Anlasması öncesinde kuzey-güney arasında yirmi yıl süren Sudan iç savasının yaraları bile henüz tam manasıyla sarılamamısken Sudan önemli bir dönüm noktasının esiginde tekrar. Sudan’da dile getirilen Güney Sudan referandum tartısmaları üç farklı senaryonun etrafında sekilleniyor. Kuzey ile Güney Sudan arasında gerçeklesmesi beklenen muhtemel senaryolar Ayrılma-Birlesme-Çatısma perspektiflerinden ele alınıyor. Sudan’da taraflar ya ayrılacak ya birlesecek ya da çatısacak. Önümüzdeki altı ay içinde öyle ya da böyle Sudan’da yasayan 40 milyon nüfusun kaderi degisecek. Pesinden özellikle Dogu ve Orta Afrika’da kabul görmüs politik, ekonomik, kültürel ve dinsel dinamikler degisime ugrayacak.

21.08.2010

Serhat Orakçı / Dünya Bülteni