Cami Kapatan Almanya’Yı Korkutan Ne?

Cami Kapatan Almanya’Yı Korkutan Ne?

Almanya'da camiler, dernek lokalleri olarak polisten izin alınarak açılabiliyor. Yani ne bir kilise ne de bir havra gibi dini bir statü tasımıyor.

Günlerden Pazartesi, 9 Agustos 2010. Almanya’nın Hamburg sehrinde Steindamm denilen muhitinde sabahın köründe saat 06:00’da elli kadar polis, Taiba Camiini basıyor. O saatte camide kimse yok. Ancak cami idarecilerinin tüm bilgileri poliste oldugu halde, onlardan birini çagırmak yerine sanki bir suç örgütü hücresini basar gibi kilit kırılıyor ve paldır küldür ayakkabılarıyla polisler mescide dalıyor. İçeriye giren polisler burada kalan biriyle karsılasıyor. Aynı anda Taiba Camii idarecilerinin oturdugu dört evde de aramalar yapılıyor. Bilgisayarlara ve birtakım dosyalara el konuluyor.

Hamburg Eyaleti İçisleri, Almanya’da yasayan tüm Müslümanlara bir gözdagı verir gibi büyük bir polis ekibiyle camiyi basmasına ve kapısına kilit vurmasına gerekçe olarak cami dernegi Alman-Arap Dostluk Cemiyeti Taiba’nın kapatılmasını gösteriyor. Dernek lokali olarak kullanılan mescid de böylece Ramazan ayının da yaklastıgı o günlerde ibadetten de menedilmis oluyor.

Almanya’da camiler, dernek lokalleri olarak polisten izin alınarak açılabiliyor. Yani ne bir kilise ne de bir havra gibi dini bir statü tasımıyor. Bu demektir ki, polis gelir ‘Dernegin istihbarat tarafından takip edildi. Anayasaya aykırı hareket ediyormussun. O halde dernegini yasaklıyorum, lokali olan camiini de kapatıyorum.’ deyiverir. Önceden adı el-Kuds olan ve 11 Eylül ikiz kule facialarıyla da baglantılanan Taiba Camii’nin de basına iste böyle bir durum geldi. Hamburg Belediyesi, istihbarat teskilatı Anayasayı Koruma Dairesi’nden aldıgı bilgilere göre burada halen ‘kutsal savas’ yapmak için gençlerin yetistirildigini sanıyormus. O yüzden daha çok Arap Müslümanların, cemaatin çogunlugunu teskil ettigi cami kapatılıyor.

Bu olay iki gün geçmeden gündemden tamamen kayboluyor. Alman yetkililer Müslümanlardan camii kapatmaya bir tepki gelebilir düsüncesiyle olayın üzerinde fazla durulmasını istemiyorlar. Ne var ki, Almanya’daki Arapların teskilat ve dernekleri dahil hiçbir Müslüman kurulustan kayda deger bir tepki gelmiyor. Sembolik de olsa bir caminin kapısına kilit vurulmasına Müslüman kurulusların tepki göstermesi gerekirdi diye düsünüyorum.

Fikir ve ibadet özgürlügü, insan hakları v.s. gibi konuları hiç kimseye kaptırmayan birtakım Alman siyasi kuruluslarından da tık yok. Sagı solu, önü arkası bütün cihetler bu konuda ittifak etmisler. Taiba Camii’nde namaz da kılınsa, Kur’an da okunsa önceki el-Kuds adı ile 11 Eylüle karısmıs ya, çarpan uçaklardakiler bu camiye takılırmıs ya, e o halde kapatılmasında bir mahsur yoktur. Taiba Camii'nde ‘kutsal savas’ (heiliger Krieg) yani Cihad egitimi veriliyormus. Polisin tek yaptıgı açıklama bu. Ortada ne somut bir belge var, ne de bu egitimler nasıl, kimler tarafından veriliyormus, ne anlatılıyormus, bununla ilgi hiçbir bilgi ve belge açıklanmadı, ortaya konulmadı. Burada bulunan bilgisayarlara el konuldu ve bunların incelemeye alınacagı belirtildi. Ama bu arada cami binası belediyenin idaresi altına alınarak Müslümanlara hizmete kapatıldı.

Farz edelim ki, benzer gerekçelerle bir sinagog (havra) demiyorum, bir Budist tapınagı, Almanya’da 20-30 kadar var sanırım, polis tarafından basılsa ve hizmete kapatılsaydı, ne olurdu? Hem Almanya’da hem de dünya kamuoyunda büyük bir tepki alırdı. Artık Almanya’nın bütün fasist ve Nazi arsiv dosyaları açılır, tarihi belgeler ortaya dökülür ve içisleri yetkililerinin burnundan fitil fitil getirilirdi. Günlerce televizyon kanallarının talkshowlarından eksik olmazdı.

Ya bir sinagoga bu muamele reva görülseydi, vay o zaman Almanya’nın haline..

Aynı günlerde Alman medyasını mesgul eden bir baska konu daha vardı. Çıplak tarayıcılar. O günlerde çıkan haberlerde Almanya’nın, uçus güvenligini daha iyi saglamak için kullanılacak olan çıplak tarayıcıların ilk ikisini Hamburg havaalanında deneyecegi açıklandı. Daha sonra denenecek tarayıcıların da halı bombası denilen ve İsrail’in son Gazze savasında da kullandıgı, atıldıgında büyük bir alana dagılan ve yüzlerce canlıya zarar veren bombaları üreten bir Amerikan sirketinden alındıgı ortaya çıktı.

 Almanya bu iki operasyonda bir taraftan cami kapatarak ülkede yasayan Müslümanları daha bir kontrol altına almak için moral baskısı yaparken, diger taraftan tarayıcıları Hamburg havaalanında Eylül’de denemeye baslayacagını açıklayarak, uydusu oldugu ana gezegen ABD’ye de itaat ve baglılık sinyalleri göndermis oldu.

17 Agustos 2010

Mucahid Yıldız

Dünya Bülteni