2009´Da Dünyadan İnsan Hakları Manzaraları

2009´Da Dünyadan İnsan Hakları Manzaraları

01 Ocak 2010, Cuma

2009'da
dünyanın birçok ülkesinde yine ölüm cezaları infaz edildi, yine iç
çatısmalar sivilleri vurdu; hükümet ve direnis örgütleri çocukları akla
hayale gelmez iskence yöntemleriyle askerlik yapmaya zorladı; insan
hakları aktivistleri, gazeteciler, muhalifler tehdit edildi, hapsedildi,
öldürüldü.


İklim
mültecileri

Yine zulümden kaçan on binlerce
insan yollara düstü ve yine sıgınma arayanlar kapılarda kaldılar,
yollarda öldüler. Zulümden kaçan bu insanlara, önümüzdeki yıllarda iklim
mültecileri de katılacak.

Çünkü 2010'a girmek üzereyken,
dünya devletleri iklim degisikligini ne kadar ciddiye almadıklarını bir
kez daha gösterdi. Aralık ayında toplanan iklim zirvesi büyük bir hayal
kırıklıgıyla sonuçlandı. ABD liderliginde yirmi küsur ülkenin yaptıgı
anlasmaya itiraz eden Afrika ülkeleri toplantıyı terk etti. Protestoları
ve itirazları önlemenin yolu olarak sivil toplum temsilcilerinin
akreditasyonlarını iptal edildi. Devletler bir kez daha sınıfta kaldı.

İnsan hakları savunucularının
basına gelen tek olumsuzluk toplantılara katılmalarının önlenmesi
degildi. Barısçıl gösteri yapanlara siddet uygulandı.


Ölüm
cezaları

İran'da seçim sonrası yapılan
gösteriler sırasında ve sonrasında uygulanan siddet, tutuklamalar ve
mahkumiyetler tüm dünyanın gündemine oturdu. Yüzlerce muhalif İran'dan
kaçmak zorunda kaldı. İran bu yıl da ölüm cezasının kaldırılması
konusunda bir adım atmadı. Aksine aralarında çocukların da oldugu çok
sayıda kisiyi infaz etti. En son suçu isledigi iddia edildiginde 17
yasında olan Mosleh Zamani'yi kimligi bilinmeyen dört kisiyle
asarak öldürdü. Bu konuda diger sampiyon da ABD. 2009 yılında bugüne dek
infaz edilenlerin sayısı
52. Dünya çapında hala
58 ülkede ölüm cezası uygulanıyor. Liderligi kaptırmayanlardan bir
digeri de Çin Halk Cumhuriyeti. Aralık baslarında yüksek mahkeme 5
Uygur'la ilgili ölüm cezasını onayladı.

Temmuz ayında Urumçi'de
Uygurların barısçıl gösterilerine polisin atesli silahlarla
saldırmasıyla baslayan olaylarda 156 Uygur ölmüstü. Gösteriler önceki ay
bir Uygurlu kadına Çinlilerin taciz ettigi iddiaları üzerine baslayan
çatısmalar sonrası yapılan sorusturmada Çin devletinin taraflı
davrandıgı iddiaları üzerine yapılmıstı.


Filistin

Dünyanın gündeminden düsmeyen
bir diger ülke olan Filistin 2009 yılına İsrail'in “Demir Yumruk”
saldırısıyla girmisti. Saldırılar, ambargolar ve siddet Filistin
topraklarından bu yıl da eksilmedi. Dünyanın çesitli ülkelerinden
dayanısma gemileri, kafileleri Gazze'ye ilaç ve yardım malzemesi
götürmek için birbiri ardına yola çıktı. Bazıları gemilerden inemedi,
bazılarına ates açıldı.

Önemli bir gelisme Hakim
Goldstone'un, İsrail ve Hamas'ın savas suçu isledigine dair raporunun BM
tarafından kabul edilmesi oldu. (ABD ve 7 AB üye ülkenin olumsuz oyuna
ragmen). Ancak 2010 yılına Gazze yine İsrail saldırısıyla girecek gibi.
En son ekim ayı sonunda Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılar dünya
çapında çesitli gösterilerle protesto edildi.


Çatısmalı
bölgeler

Her ülke uluslararası toplumdan
Irak, Filistin ya da İran kadar ilgi göremedi. Sri Lanka'da, Yemen'de,
Sudan'da, Kolombiya'da, Uganda ve Afrika'da yasanan iç çatısmalar
yüzlerce insanın ölümüne ve yaralanmasına, binlerce kisinin yerlerinden
edilmesine sebep oldu.


Çocukların
asker olarak kullanılması

Basta Afrika ülkeleri olmak
üzere çatısmalarda çocuk asker kullanılmaya devam edildi. Her ne kadar
Uganda hükümeti artık çocukları askere almıyorsa da, Tanrı'nın Direnis
Ordusu (LRA) her gün giderek artan sayıda çocugu gönüllü ya da zorla
aktif çatısmada kullanmak üzere ordusuna almaya devam ediyor. Demokratik
Kongo Cumhuriyeti, Liberya, Sudan, Kolombiya gibi ülkeler de çocuk
asker kullanmaya
devam ediyor.


Silah
ticareti sözlesmesi

Silahlı çatısmaların, iç
savasların tüm siddetiyle devam etmesinde büyük katkısı olan yasadısı
silah ticaretinin önlenmesine yönelik çabalar 2009'da da devam etti.
Ekim sonunda BM'de, aralarında ABD'nin de bulundugu 153 ülke,
konvansiyonel silahların uluslararası ticaretini denetim altında
tutacak, güçlü ve etkin bir Silah Ticareti Sözlesmesi'nin hazırlanması
için bir takvim üzerinde anlastılar.


İnsan
hakları savunucuları

Dünyanın herhangi bir ülkesinde
yasanan adaletsizlige dikkat çeken ve ihlallerin sona ermesi için
çalısanların, gazetecilerin, insan hakları aktivistlerinin 2009 yılında
paylarına düsen yine ölüm, tehdit, sindirme, kaybedilme, hapsedilme
oldu.

Rusya'da özellikle
Çeçenistan'daki hak ihlalleriyle ilgili yaptıkları çalısmalar nedeniyle
hedef haline gelen aktivistler bu yıl üç arkadaslarının öldürülmesine
tanık oldu.(Natalia Estemirova, Zarema Sadulayeva ve Alik
Dzhabrailov
).

İran'dan Gambia'ya, Jamaika'dan
Yemen'e, Pakistan'a, Türkiye'den Mısır'a, Özbekistan'a, ABD'ye kadar
onlarca ülkede savas karsıtları, topraksızlar için çalısanlar, insan
hakları ve esitlik, yoksulluk, özellestirme, insani yasam kosulları için
mücadele edenler devletin ve silahlı güçlerin saldırılarıyla karsı
karsıya kaldılar.

2009'da öldürülen gazeteci
sayısı ise en az 69. Sadece Filipinler'de öldürülen gazeteci sayısı 32.

Bir de Nobel Barıs Ödülü
Afganistan'a ek asker gönderecek ABD Baskanı Barack Obama'ya
verilmisken, 2010 yılında daha aydınlık bir insan hakları karnesi
görmemizin tek yolu yine bizlerden geçiyor. Haklarımızı özgürce talep
edebilecegimiz, taleplerimizin tehdit olarak algılanmayacagı, sesimizin
dikkatle dinlenecegi ulusal ve uluslararası bir ortamın yaratılması için
izlemeye, üretmeye, baska bir dünyanın mümkün oldugunu göstermeye devam
etmeliyiz. (ÖD/TK),

Özlem Dalkıran

İstanbul – BİA Haber Merkezi

kaynak : bianet