
Kırgizistan vatandaşı 33 yaşındaki Asila Alimkulova, eşinin Çinli otoritelerce gözaltına alındığını duyduğu günden itibaren sürekli gözyaşı döküyor. Kendisine verilecek müjdeli bir haber bekleyen Asila'nın eşi aylardır Doğu Türkistan'daki toplama kamplarından birinde tutuluyor.
Madencilik sektöründe yöneticilik yapan Asila'nın eşi Şirbek Devlethan, Doğu Türkistan'da doğan bir Müslüman Uygur Türkü.
Asila'nın söylediklerine göre, Devlethan, görev yaptığı şirketin Doğu Türkistan'daki işlerinde çıkan bir sorundan dolayı buraya gittikten sonra kendisiyle irtibat kurarak herhangi bir sıkıntısının olmadığını söyledi. Ancak geçen yıl ekim ayından bu yana bağlantıyı tamamen kaybettiler. Alimkulova, eşinin çalıştığı şirketten bir yöneticinin kendisini arayıp Şirbek'in bir 'eğitim merkezine' gönderildiğini söylemesinden sonra ancak eşinin başına gelenlerden haberdar olmuş.
"Beyim ne eğitimi alıyor?" diye soran Asila'nın bu çıkışına şirket yöneticisinin verdiği yanıtsa genç kadını daha da kahretmiş. Zira şirket, Şirbek'i geri getirmek için girişimde bulunsa da bu konuda hiçbir garanti olmadığını iletmiş.
Dünyaya 'mesleki eğitim kampı' olarak lanse edilen bu kamplar aslında Çin yönetiminin Doğu Türkistan'ın değişik yerlerinde inşa ettiği, etrafı yüksek duvarlarla ve dikenli tellerle çevrili, Uygur Türklerini tuttuğu yüksek güvenlikli toplama kampları.
Birleşmiş Milletler'e göre, toplama kamplarında 1 milyon civarında Uygur Türkü bulunuyor.
Siyaset analistlerinin asimilasyon merkezi olarak da tanımladığı kamplarda ABD Dışişleri Bakanlığı'na göre, 800 bin ile 2 milyon arasında Uygur Türkü alıkonuluyor.
Şirbek Devlethan'ın gözden kaybolması, Çin kuşatmasının ne kadar geniş yelpazeye yayıldığını ve Orta Asya ülkesi Kırgızistan ile bağı bulunanları da kapsadığını gözler önüne seriyor. Benzeri haberler komşu Kazakistan ve Pakistan'daki aileleri de perişan etmiş durumda.
Haberin detayları için: https://bit.ly/2Lt73yr