
Modern ve İnanmıs Teröristler Çagı
Norveç'te yasanan katliamın dehseti ve sembolizmi, tüm Avrupa'nın aklına ve kalbine bir darbe indirdi. Dünyayı en çok korkutan sey, katilin acımasız kararlılıgı ve psikolojik motivasyonu oldu.
Norveç canisi Anders Behring Breivik, twetter'a söyle yazmıstı: “inançlı bir kisinin gücü, sadece çıkarları için hareket eden 100 bin kisininkine bedeldir.”
Neye inanmak ırkçılıga mı? Küresellesen dünyada varlıgın tüm geleneksel imkanlarının elinden kayıp gittigi duygusunun kederine kapılmak mı?
Önce sunu koyalım: Bu saldırı, bir alarm durumu sözkonusu oldugunda dillerine ilk geleni söylemeye alısmıs olan Batı medyasının “İslami terör” diye baslayan cümlelerinin mahcubiyetini gösterdigi kadar, Avrupa'nın kalbinden çıktıgı varsayılan birtakım degerlerin tekzibi anlamına da geldi.
Batı'da günden güne artan ırkçılık örneklerinin gösterdigi gibi, yılın en büyük haberinin “bir zincirleme trafik kazası” olabilecegi bir ülkeyi kana bulamanın mümkün olabilecegini görmek, hem Avrupa hem de bizim için dogrusu ürkütücü oldu.
İçimizdeki Batılılar'a gelince; Hürriyet'in Norveçli Neonazinin 100'e yakın insanı öldürmesini “Hristiyan Terörizmi” olarak nitelemesi, Batı'nın ve her daim Batı'nın dilini ödünç almıs olan aynı Hürriyet'in terör eylemleri yapan İslam dini mensupları için yıllardır kullandıgı “Müslüman terörist” ifadesinin gayri ahlakiligi ve abesligini apaçık ortaya çıkardı.
Burası önemli, çünkü bir insanın yapıp ettiklerinden, mensubiyet kesbettigi dinin sorumlu olamayacagı asıl “Hristiyan terörü” sözü ortaya atılmasıyla belirginlesti. “İslami terör” kavramı öylesine yaygınlasmıs ve yalama olmus ki, haniyse biz Müslümanlar bile içsellestirmisiz, dinle terörü yan yana getirmenin tuhaflıgına ancak “Hristiyanlıkla” “terör” kelimelerini birbiri pesisıra gördügümüzde uyanırmısız.
Ama su da var; küresellesmenin dinamikleri, fundamentalizmin dinamiklerini diyalektik biçimde harekete geçiriyor. Ve Müslümanların ve Hristiyanların, küresellesme çagında fundamentalizme savrulusu da hakikaten farklı sekillerde tezahür ediyor.
Müslümanlarda modern yapılanmalara eklemlenerek modern yöntemlerden beslenerek ve örgütlü sekilde tezahür ederken, asırı ırkçı, küresellesme karsıtı Hristiyanlarda bir “çıldırı” seklinde tezahür ediyor. Terörse ikisi de terör.
Elbette, Norveç canisinin eylemini sadece dini fundamentalizm baslıgı açıklamaz. Ama bunu bir alt-genis zemin olarak ele almak mümkün. Bunun üzerine konulan küresellesme karsıtı bir ırkçılık ve biraz da “belirsiz” ve “anlamsız”, giderek yalnız bireylerin zavallılıgından mütesekkil hale gelen bir hayatın çıldırtan anaforu eklendiginde, birisinin eline bir silah alıp 90'ın üstünde insanı öldürmesi açıklanabilir hale geliyor.
Konu uzatılabilir ama asıl modern terörle ilgili en önemli gerçeklik su sanırım: Güvenlik birimleri hâlâ, baska devletlerle potansiyel bir savasa hazırlanan devletin, güçlü Sovyet imparatorluguna karsı soguk savasın sürdürüldügü dönemin ürünleridir.
Ve artık isler öyle yürümemektedir.
Güvenlik anlayısı degismedikçe de, gafil avlanmalar ve ani çarpılmalar hep sürecektir.
26.07.2011
Özlem Albayrak / Yeni Safak